Büyükşehir'de bitmeyen İZTAV tartışmaları... "Bu şehir sizin yüzünüzden bir olma şansını kaybetti"
Başkan Soyer'e İzmir turizmini geliştirmek için kurulmuş olan İzmir Turizm Tanıtma Vakfı(İZTAV) ile ortak hazırlanan 'İşbirliği Protokolü'nü imzalaması için yetki verilmesini ön gören madde mecliste tartışmalara neden oldu. Konu ile ilgili AKP ve CHP gruplarından karşılıklı söz alan meclis üyelerinin söylemleri uzun tartışmalar yaşanmasına neden oldu.
Ayberk Kara / İstanbul’da dernekler ve vakıflarla yapılan iş birliklerinin tek tek feshedilmesinin yansımalarının İzmir meclisini de etkilediği görüldü. Tunç Soyer'in kardeşinin genel sekreter olarak İZTAV'da görev yapacak olmasına AKP meclisinden çok sert eleştiriler gelirken, CHP'de eleştirilere netlik getirdi.
"Kaynakların doğru kullanılması gerekli"
Konuyla ilgili konuşan AKP Grup başkanvekili Hızal, İZTAV’ın başında kardeşinizin olmasını doğru bulmuyorum. İZTAV’a aktarılan bütçenin sizin sayfanıza aktarılması bile daha fazlasını getirecektir. Geçmiş süre içerisinde doğru işler yapılmadı. İzmir çokça dinamiği olan ve bu dinamikleri gerçekten harekete geçirmesi gereken bir şehir. Burada 9 milyon TL gibi bir durum söz konusu. Kardeşinizin genel yönetimde olmasının doğru olmadığı kanaatindeyiz” şeklinde konuştu.
Bu konuda herkes el ele vermeli
İZTAV hakkın konuşmak için söz alan Mustafa Özuslu,” hem hukuk hem plan bütçe komisyonundan daha önce oybirliği ile çıkmıştı. Orada komisyonlardan geldiği şekliyle oybirliği ile kabul edilmiş olsa bile Ak Parti’li arkadaşların görüşlerine değer vererek konuyu tekrar derinlemesine incelemek istedik. Komisyonumuza orada açık ve detaylı bir şekilde neler yapılacağının bilgisi verildi. Ama çok doğal olarak zaten muhalefetin temel görevi de budur. Özgür arkadaşımızın söylediği gibi demokrasiler muhalefetle vardır. Ama İzmir’in tanıtımı gibi bir konuda, herkesin el ele olduğu bir konuda, seferberlik içinde mahmur edilmesi önümüzdeki yıllara taşıyacağımız büyük bir şehir yaratma hayaliyle istedik ki herkesin torbada tuzu olsun. Tabii ki hiç şüphesiz büyükşehir belediyesinin imkanlarıyla o vakıf bünyesindeki her bir çalışma yapılabilir. Ama o zaman ne olmuş olur. İzmir Büyükşehir bünyesinde kalmış olur. Biz İzmir’in tüm bileşenlerini kapsayacak bir organizasyon hayal ediyoruz. Bu nedenle biz bu vakfı tekrar canlandırıp geçmişte olduğundan çok daha farklı bir noktaya çekmek üzere irade koyduk. Bu konudaki hassasiyetinizi önemsiyoruz. Gelin Ak Parti’li arkadaşlarımızla hep beraber İzmir’in bu önemli meselesinde el birliği yapalım. Sadece başkanımızın kardeşinin genel sekreterliğini üstlenmesi üzerine bir tavır almayalım. Dolayısıyla gelin bu konuyu Ak Parti sözcüsü Özgür Hızal’ın dediği gibi sadece başkanımızın kardeşi üzerinden bir düşünce ise lütfen tepki koymayalım. Onlar da tanışırsa referans olacaklarına adım gibi eminim” açıklamalarında bulundu.
"Mecli iradesinin dışına çıkılmaktadır"
Tartışmalarda konuyla ilgili yazılı metin hazırladıklarını fakat teknik hatadan dolayı yetiştiremediklerini belirten AKP’li meclis üyesi Hasan Erhan Çalışkan Aşağıda belirtilen sakıncalar yaratılmaktadır. Vakfın yapması istenen tüm faaliyetlerin yapılması için Büyükşehir’e yetki vermektedir. İzmir Büyükşehir içinde birçok personel belediye yetkililerin parasının boş yere ödenmesi anlamına gelecektir. İzmir Büyükşehir her konuda tam yetkili olduğu için 4734 kanuna uygun olarak yapmak zorundadır. Bu kanun ile kamu normları getirilmiştir. Ayrıca kamu ihale kurumuna itiraz hakkı kullanılmıştır. Vakıfların yaptığı hizmet alımlarını düzenleyen bir kanun bulunmadığı için itiraz makamı da bulunmamaktadır. Vakıf içi denetçiler vakıf genel müdürlüğü tarafından denetlenir. Vakfın iktisadi teşekkülü de bir şirket statüsünde olacaktır. Bu durumda İzmir halkının emaneti altında olan bir para meclis iradesinin dışına çıkarılmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin bir kısmını tanımakla birlikte vakıfın işleyişi ve çalışanları konusunda herhangi bir detay bilgiye sahip değiliz" şeklinde konuştu.
Şimdiye kadar hep onay verenler şimdi neden vermiyor?
Nilay Kökkılınç, "Daha önceki mecliste bu konuyu konuşmuştuk. Siz herkesi ikna edilmek için danışmanınız güven eken her gruba sunum yaptı. Her faaliyeti yürütecek ve tüm dinamikleri belirleyecek bir kuruluştur. Diyor ki İzmir’e ihanet edilir. Peki geçmiş yıllarda Ak Parti’li meclis üyesi yok muydu? Biz tüm dosyayı incelediğimizde tüm meclis kararlarında yine belediye bütçesinden bir nakit aktarılmış. Fatih taştan arkadaşımız oy birliği ile katılmış. Burada bazı eleştirileri dile getirirken dikkatle yaklaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. Ben geçmişte hiçbir meclis üyesinin ihanet ettiğini düşünmüyorum. Burada valilik tarafından kuruluş bir vakıf söz konusu. Birçok üniversite ve vakıf üyesi. Bu kenti yöneten tüm birliklerden bir temsilci bir de yönetim kurulu var. Vakfın yönetim kurulunda Ekrem Demirtaş’ta görev almış. Daha sonraki dönemde yine ibb başkanıyla İZTO Başkanı Mahmut Özgener yönetim kurulunda görev yapmış. Ben baktım somut hiçbir şey yapılmamış dedi. Bunu soracağı makamlar diğer paydaşlardır. Denetim kurulundaki yanılgılara da cevap vermek istiyorum. Vakıflara aktarabilir ve ortak projeler üretebiliriz. Vakıflar ne ile çalışır ? Vakıflar para ile çalışır. Vakıflar kanunu ve yönetmeliği çıkarıldı 2008 yılında. Faaliyet raporundan bütçesine kadar devlet tarafından denetleniyor. Geçmişte bunu Bergama Belediyesi yapmış ve dışarıdan bir denetçiyle de çalışabilir. Sizin kardeşiniz genel sekreter olabilir ama tamamen gönüllük esasıyla hareket ediyor. Güven beyle ilgili de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı ayağına hakim olacaktır. Müdür olması çok doğaldır. Aradaki iletişimi ve koordinasyonu kuracak kişidir” dedi.
“Halayı birlikte çekelim istiyoruz”
Filiz Ceritoğlu Sengel, “Bu vakfın asıl amacı İzmir i açığa çıkarmak. 2016 yılında tüm partilerle birlikte 3 milyon gibi bir bedel aktardık. Vakıftan bahsediyoruz. Bakkal hesabından bahsetmiyoruz. Bunun denetçileri ve denetim kurulu var. Şunu hemen belirteyim. Selçuk’ta bu vakfın üyesiydi. Güven Eken anlatmıştır. Bu vakfın iki önemli ilçesi var. Biri Bergama biri de Selçuk. Dolayısıyla buraların öne çıkması ve UNESCO’nun bizlerden talep ettiği birçok şey var. Bu vakıf bunlara da daha iyi hizmet edecek. İzmir’in bütün potansiyelini ortaya çıkaracak bir şeyden bahsediyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi bunu tabii ki yapabilir. Kurullar anıtlar kurullar, kültür bakanlığı ve birçok ayağı olan bir sektörden bahsediyoruz. Bunu bir belediye bünyesinde yürütmektense bir şehir ile birlikte el ele yürütmek çok önemlidir. Bu halayı hep birlikte çekelim istiyoruz.
Bu şehir sizin yüzünüzden bir olma şansını kaybetti!
İzmir'le ilgili gördüğüm en büyük eksiklik koordinasyonsuzluk. Zaman zaman enerji kaybına, zaman zaman da birbirlerinni ayaklarına dolaşmaya neden olmuştur. İzmirle ilgili bana soru sorulduğu zaman söylediğim en net cevap bu oldu. İzmir'in en büyük eksliği kurumları arasındaki koordinasyon eksikliğidir. Sadece bir personeli olan bir vakıftı bu. Neden büyütmeye kalkıştık? Hepsi büyükşehir kendi içinde yapabilirdi. Biz niye bunu yapıyoruz. Rahatlıkla yapabileceğiniz işler değil mi bunlar? Neden büyütmeye çalışıyoruz. Tek bir nedeni var. tüm kollarımızla hep birlikte fikir birlikte olalım. Bu otoparkla verilecek mi diye soruyolar. Ticaret odası armut mu toplayacak. Adalet ve Kalkınma Partisi Grubu bunu siyasete heba etmiştir. Çünkü göreceksiniz. bu Vakfın paydaşları siz oy vermediğiniz için mesafe koyacaklar. İzmir böyle bir güç kaybını sizin yüzünüzden yaşayacak. Özgür bey dedi ya biz sadece muhalefet şerhi koyduk diye. Keşke hepsine muhalefet şerhi koysaydınız da buna oy birliği ile çıksaydınız. Bu fırsatı kaçırdık. Benim kardeşim bir kuruş almadan gönüllükle hizmet veriyor. Ama biz İzmir olarak bir fırsatı kaçırıyoruz. Çok üzgünüm. Çünkü o kurumlarla oy birliğ iile almış olsaydık. Söylediğin o kaynaklarının çok daha büyüğünü harcayacakları buraya. Neden gitik? neden istedik bunun için istedik. Şimdi oy çokluğuyla geçmiş ve AKP katılmamış bu karara. Alın bakalım bir kaynak onlardan. Alamazsınız. Biz buna çok yakındık. Onun için vicdanım kan ağlıyor. Valinin başında olduğu bir vakıf, ticaret odasının başında olduğu bir vakıf bu. Bunun neyini denetleyemeceksiniz. Bu bir İzmir kolasiyonu beyler. Sivil toplum kuruluşlarından ticaret odalarına, kalkına ajansına kadar herkesin dahil oalcağı uygulamaydı. Ben ne yazık ki başladığımız heyecanla geçirebiliceğimizi düşünmüyorum" şeklinde konuştuktan sonra toplantıyı terk etti.