İzmir ÇMO Başkanı Kınay açıkladı; İzmir'in Çevre Karnesi geçer not alamadı!
TMMOB İzmir Çevre Mühendisleri Odası'nda Ekolojik Yıkımla Mücadele Haftası kapsamında basın mensuplarının katılımı ile bir toplantı düzenlendi.
Oktay Güçtekin - Kentin çevre profili ve İzmir Çevre Durumu Raporu’nun paylaşıldığı toplantıya İzmir Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Helil İnay Kınay başkanlık yaptı. Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kınay, İzmir’in özellikle atık su arıtma konusunda başarılı olduğunu ancak bunun bile yeterli olmadığını söyledi. Kınay ayrıca İzmir’in bu yılki Çevre Karnesi’ne geçer not veremediklerini ifade etti.
“İzmir’in kentleşme sorunu var”
İzmir’in hızlı bir kentleşme içerisinde olduğunu söyleyen TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İzmir Başkanı Helil İnay Kınay, kentleşmenin uzmanlık alanı olduğunu söyledi. Kınay “Her yıl olduğu gibi İzmir çevre durumu raporunu hazırladık. Bu yıl İzmir’le birlikte İzmir’le birlikte çevre illerimizden çevre durum raporunu hazırladık. Biz İzmir’e baktığımızda neyi daha iyi yapabiliriz diye bakarken sorunlar hep aynı kalıyor. Son zamanlarda ise gelişme adı altında ise büyük hızla çoğalan bir kentleşme sorunu var. Bunlar uzun vadeli bir yönetim süreci. İzmir’in kentselleşme süreci çok hızlı işleyen ve kontrolsüz bir süreç. Gelişme adı altında kentin dört bir yani gökdelenlerle alışveriş merkezleriyle dolmuş durumda. Bunun getirdiği alt yapı eksikliklerini de yaşıyoruz. Kentlerde nüfusun ve kentleşmenin getirdiği çevre sorunlarını düzenlemek başlı başına bir uzanmalık alanı gerektiren yönetim süreci” ifadelerini kullandı.
“İzmir, Türkiye'ye göre daha iyi durumda”
İzmir’in atık su arıtma konusunda başarılı olduğunu ifade eden Kınay, Türkiye’de diğer kentlere oranla tesis sayılarının oldukça iyi olduğunu söyledi. Kınay “İzmir'e baktığımızda TÜİK istatistiklerine göre; İzmir Türkiye standartlarına oranla atık su arıtma tesisi sayıları ve arıtma oranlarında daha iyi görünüyor.
Katı atık tesisleri, içme sularıyla ilgili süreçlerde avantajlı gibi görünse de biz çevre mühendisleri olarak bu avantajın yıldızlı bir karne olmadığını görüyoruz. Çevresel değişimlere ayak uydurmak adına hızlı hareket edebilmek ve süreci iyi yönetebilmek gerekiyor.
Biz ülkemizde atığı yönetemiyoruz, çöplerimizi evlerimizden doğru toplayamıyoruz. Bu nedenle çöpleri gelişi güzel olarak çöp toplayıcıları doğaya bırakılıyor, toprağa gömüyoruz ve buradan elde edilmesi gereken ekonomik kazancı da toprağa gömmüş oluyoruz. Bu nedenle çöpü dışarıdan, diğer ülkelerden ithal etmemiz gerekiyor. Bu yıl yapılan değerlendirmelerde Türkiye diğer ülkelerden en çok çöp alan ülke konumunda. Demir çelik endüstrisi için demir ithal ediliyor ki Aliağa bizim bölgemizde bu anlamda kanayan yaramız. Onun ardından plastik ithalatı söz konusu” diye konuştu.
"Hızla nükleer maceraya doğru gidiyoruz"
Gaziemir’de yaşanan nükleer kirliliğin giderilemediğine dikkat çeken Başkan Kınay, Türkiye’de hızla artan nükleer tesisleri hatırlattı. Kınay “Ülkemiz çok büyük bir hızla nükleer maceraya doğru gidiyor. Ancak bölgemizde Gaziemir gibi bir gerçek var. Gaziemir’de de nükleer atıklar 2007 yılından bu yana hala orada duruyor. Bu hem çevreye hem orada yaşayan insanlar için tehlikeli bir durum. Burada gerçekleşen olayla ilgili de takiplerimizi yapmaya devam ediyoruz. Ülke olarak nükleer konusunda hızla ilerleyen bir süreç içerisindeyiz ancak Gaziemir’de bile temizlemezken, ülke genelinde nükleer ile nasıl başa çıkacağız bu da merak edilen konular arasında” dedi.
“Attığımız adımları iyi düşünmeliyiz”
Atılan her bir adımın çevre sorunlarına neden olabileceğinin altını çizen TMMOB İzmir Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Helil İnay Kınay, Çevre Mühendisleri olarak toplumun yararına çalıştıklarını söyledi. Kınay "Attığımız her adım bir çevre sorununa sebep olur bu nedenle atacağımız her adımı iyi düşünmemiz gerekiyor. Biz Çevre Mühendisleri olarak toplum ve çevre sağlığı adına mesleki birikimimizi, uzmanlığımızı ve yaptığımız çalışmaları bilimin ışığında kamunun ve çevrenin yararına yürüttüğümüzü vurguluyoruz. Her türlü müdahaleye ve zorluğa rağmen çevre sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalarımızı yürüteceğiz. Bu kapsamda 5 Haziran Ekolojik Yıkımla Mücadele haftasını, kutlama günü değil, dayanışma günü olarak değerlendirilmesini diliyoruz. İyi ve güzel gelişmelerden bahsetmek biz de isteriz ancak İzmir’in acı karnesini ve sorunları konuşacağız, kutlamaktan ziyade bu sorunlara nasıl çözüm bulunabileceğine yönelik dayanışma içinde olacağız. Çevresel sorunlar kentlerde yaşayan herkesin ortak sorumluluğundadır. Pandemi sürecinde sağlıklı bir çevrede yaşamanın önemini bir kez daha anladık, bu nedenle hem hükümet hem yerel yönetimler hem de toplumda yaşayan herkesin ortak bilinçte yaşadığımız çevreyi koruması gerekiyor” diye konuştu.