Kılıçdaroğlu'ndan sert açıklamalar: Hesap soracağım, hesap!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 'Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız kirlensin diye mi büyüttük atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimiz kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardında küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet ettir? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağımız bellidir. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin' dedi.
Mahkemenin mutlak butlan kararıyla göreve geri dönen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra yeniden CHP Genel Merkezi'ne geldi.
Ardından ise Genel Merkez önünde gerçekleşen mitingde halka seslendi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise şu şekilde;
AHLAKLA MI, PARAYLA MI, HUKUKLA MI, OPERASYONLA MI…
Evinizdeki o sıcaklığa, adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir genel merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime yoldaşlarıma evlatlarıma bakarken adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben hak hukuk adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Sizlerle omuz omuza helalleşerek kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini millet iradesinin onurunu, devlet akdının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Yaşadığımız mesele üzerine yalnızca kurultay tartışması değildir, yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı, parayla mı, hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir.
BİR SİYASİ PARTİNİN İÇ DEMOKRASİSİ SAKATLANIRSA…
Ben bugün çok açık konuşacağım. Açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden. Kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyim. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur, kin yoktur. Kitabımızda mertçe helalleşme vardır. Hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma. Ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. Biliyorsunuz, 38’inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne demiştik. CHP’de demokrasi esastır dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim durum öyle değil. Bu kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimiz şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunun herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir.
KİMLER PAVYON MASALARINA MEZE ETMEYE ÇALIŞTI?
Soruyorum size; biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız kirlensin diye mi büyüttük atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimiz kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardında küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet ettir? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağımız bellidir. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin.
ÖNCÜ ŞEHİR