Türkiye'de ilki gerçekleştirmek için dava açtılar... Dokuz Eylül'de eşitlik mücadelesi!

TAKİP ET

İzmir'de daha önce örneği görülmemiş bir dava açıldı. Davada üniversite çalışanlarının yerel yönetim elemanları ile eşit işleri yapıyor olmalarına rağmen hem aldıkları ücretlerde hem de tanınan haklar konusunda çok daha azına sahip olmaları Eğitim İş İzmir 4 Nolu Şube Başkanı Haşim Karaman'ın konu ile ilgili harekete geçmesine neden oldu.

Ayberk Kara / İzmir’de işçi ve memurların refah seviyesinin arttırılması için belediye tarafından devam ettirilen çalışmalar büyük övgü toplamıştı. Yapılan çalışmaların işçi ve memurlara getirdiği haklar, toplu sözleşmenin ve sendikalaşmanın önemini birkez daha gözler önüne sererken aynı zamanda belediye bünyesinde çalışmayan vatandaşlar için de farkındalık oluşmasına neden oldu.

Rektörlükten mevzuat cevabı
Dokuz Eylül Üniversitesi’nde görevli memurların belediye çalışanları ile eşit iş,eğitim ve yetenek seviyelerine sahip olmalarına rağmen ortalama 2500 lira daha az ücretle çalışıyor olmaları ve kurumların gelir yapılarının (döner sermaye, öz gelirler vb.) benziyor olmasına rağmen çalışan hakları  ve alınan ücretler konusundaki eşitsizlik kurum çalışanlarını harekete geçirdi. İlk olarak Eğitim İş İzmir 4 Nolu Şube Başkanı  Haşim Karaman tarafından rektörlüğe iletilen dilekçe ile yerel yönetimlerde olduğu gibi toplu sözleşme yapılmasını talep etmiş fakat gerekli mevzuat gereği toplu sözleşmenin yapılmasının mümkün olmadığı cevabının alınması ile sonuçlanmıştı.
 


Eşit işe eşit haklar istendi

Rektörlüğün olumsuz cevabından sonra konu mahkemeye taşındı. Ülkemizde memurların sendikalaşma hakkı olduğunu ve sendikalaşma hakkının engellendiğini belirterek açılan davada üniversitelerin özerk yapısına da atıfta bulunuldu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve kanunların yanında olduklarını belirten Haşim Karaman, “ Üniversitelerin idarı yapısı bizim taleplerimizi karşılayabilecek ve bunları sunabilecek durumdadır. Belediyeler ile üniversitelerin yönetilme ve sermaye kaynakları ile işleyiş şekilleri bu kadar benzerken memurların bu haklardan uzak tutuluyor olması büyük bir adaletsizlik. Bu sebeple Türkiye’de daha önce örneği görülmemiş bir dava açtık. Bu davayı açmamızdaki en önemli sebep bir belediye çalışanı ile aynı işleri yapıyor olmamıza rağmen onların belediyenin kreşlerinden toplu taşımaya, toplu taşımadan daha yüksek ücretlere sahip olmasına kadar birçok hakkı varken bizlerin bunların hiçbirinden faydalanamıyor olmamız. Bu avatanjlı durumlardan tabii ki bizler de yararlanmak istiyoruz. Mevcut mevzuat bunu desteklemediği için davamızı açtık. Sonuna kadar takipçisi olacağız ve nereye kadar gitmemiz gerekiyorsa gideceğiz.  Yaptığımız işler ve istediğimiz ekstra haklar bize sağlanması mümkün olmayan şeyler değil. Toplu sözleşme istemek en doğal hakkımız. Bu nedenle kazanacağımıza inanıyorum. Kazanamazsak bir üst mahkemeye çıkacağız. Sürecin uzamasını istemem ama sonunda haklarımızı alacağımızdan eminim. Bu durumun diğer tüm üniversite çalışanlarına da örnek olmasını diliyorum. Eğitim İş Sendikası olarak adaletin ve eşitliğin her zaman yanında olmak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Şimdiden herkesin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyorum ” açıklamalarında bulundu.
 

izmir gündemi izmir haberleri eğitim iş sendikası