İzmir Baro Başkanlığı’na aday isimlerden olan Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu Üyesi Avukat Atalay Aksay, listesinde yer alacak yönetim kurulu adaylarını basın toplantısıyla tanıttı.
Göreve geldiği zaman toplumsal konularda aktif çalışmalar yapacaklarını vurgulayan Aksay, ‘’Geçtiğimiz dönemlerde işin kolayına kaçıldı. Eylemsel hareketleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Temel hedefimiz ilk önce toplumu etkileyen olumsuz olaylara karşı baro olarak mutlaka bir söylem geliştirilecek ama sadece söylem aşamasında kalmayarak eylemsel hareketler de olacak. Menzil dışına ateş etmek kolaydır, o hedef varamayacağını atan da bilir. Eğer gerçekten samimiyseniz oraya değecek mesafeden atarsınız. Yerelde avukat hakları derken, toplumun haklarını da yerelden savunacağız. Baroların 2008- 2010 döneminde olduğu gibi önce STK’larla yerelde birlikte çalışmaya başlaması ve gücü önce yerelde sağlaması lazım. Bugün 2018-2020 döneminde önce yerel yönetimler, yerel işletmeler, yerel basın ve STK’larla çalışmayı hedef alıyoruz ki sinerjimiz daha yüksek olsun. İşte İzmir Barosu denecek şekilde ulusaldaki süreçlere müdahil olacağız’’ diye konuştu.

‘SİYASİLER İÇİN RİSK OLUŞTURMUYORUM’
Ekibini bir puzzle gibi parça parça oluşturduğuna dikkat çeken Aksay, ‘’Yakın zamanda yeni bir döneme giriyoruz ve iyi bir ekip ile başlıyoruz. Ben, ekibin puzzle gibi görüldüğünü düşünüyorum. Ülkenin ihtiyacı olduğu şekilde bir kadroyla geliyoruz. Dokuz bin üyesi olan İzmir Barosu 10 kişilik yönetim kurulu ile yönetilemez. Yeni dönemde birden fazla kurul kurduk. Yönetime geldikten sonra aktif görev alarak baronun genel siyasetine yön vereceğiz. Avukatın ve toplumun ihtiyacı neyse ona göre görev yapacağız. Görev ve sorumlulukları dağıtarak, gücü paylaştırarak daha etkin bir sinerji ile çalışmayı düşünüyoruz. Başkalaştırma ya da ötekileştirme olmayacak. Mücadele etmek istiyorsanız 1 kişiden bile fedakarlık edemezsiniz . Temel olan şu; Hiçbir siyasi parti üyesi değilim, hayatımın geri kalan bölümünde de üye olmayacağım. On iki yıldır baro siyaseti yapıyorum. Hiçbir siyasi göreve talip değilim, o yüzden bazı siyasiler için risk oluşturmuyorum’’ dedi.
‘’EN BÜYÜK PROJEM DİJİTALLEŞME’’
Türkiye’de dijitale geçen ilk baro olmayı hedeflediklerinin altını çizen Aksay, ‘’ Avukatların hayatındaki mağduriyetlerini çözmek için göreve talip oluyoruz. Dinamik ve korkusuz bir ekibimiz var. Bugüne kadar hiç sinmedik bundan sonra kimse bizden sinme beklemesin. Topluma olumsuz tesir edecek her konuda, toplumun vicdanını zedeleyen her duruma İzmir barosu ilk müdahaleyi yapmayı amaçlamaktadır. Elbette gençler için de, yaşadıkları şu ortamda önce onların kendilerine dokunmaya çalışıyoruz. Projelerimizi önce yerelde sonra ulusal da hayata geçireceğiz. Baronun dijitalleşmesi en büyük projelerimden bir tanesi. Dijitale geçmiş ilk baro olacağız’’ diye konuştu.

‘YÜKSEK SESLE BAĞIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ’’
İzmir Barosu eski Başkanı Aydın Özcan’ın milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etmesini eleştiren Aksay, “Referandum sürecinde İzmir barosunun daha aktif rol almasını savunan üç kişiden biriyim. O dönemde vatandaşlara değişen şeyin ne olduğunun anlatılması gerektiğini savunduk ama itibar görmedi. Genel Sekreterlik görevimden istifa ettim ama saha çalışmam devam etti. Bireysel olarak sokak sokak gezdik, insanlara neyin değiştiğini anlatmaya devam ettim. Daha fazla artan güçle mücadelemize hep devam ettik. Bundan sonra toplum menfaati ve meslek için daha yüksek sesle bağırmaya devam edeceğiz. Bir işe siyaset bulaştırırsanız rahat konuşamazsınız. Eğer siyasi söyleminiz varsa özgür ve rahat eleştiremezsiniz. Bağımsız savunmayı savunacaksanız, önce sizin bağımsız olmanız lazım. Biz hizmet odaklı çalışacağız. Meslektaşlarımız baronun siyasi bir yer olarak kullanılmasından bunaldı. Bir milletvekilliği, İzmir Barosu başkanlığından kıymetli değildir. Baro başkanlığı, topluma hizmet edebilmek için daha kıymetli bir yerdir. Gittiğiniz yer bıraktığınız yeri değersizleştirmemeli. Terk edip giderek bu makamı değersiz hale getirdiler’’şeklinde konuştu.
DURUŞU OLAN BARO OLACAK VURGUSU
Yönetim kurulu üyeliğine aday olan Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, “Sadece görüşü değil duruşu da olan bir baro olacak. Benim Van’dan Diyarbakır’a Batman’dan Edirne’ye kadar gitmediğim baro, vermediğim etiğim kalmadı. Biz bölmek için değil, birleştirmek için geldik” dedi.
YÖNETİM KURULU ADAYLARI
Nuriye Kadan
Cem Cemal Coşkan
Sinem Hacıeminoğlu
Mustafa Ruhan Erdem
Mutlu Çakır
Hüseyin Karakoç
Arda Akıncı
Sinem Top
Özden Gin
Gamze Gül Çamur
Göreve geldiği zaman toplumsal konularda aktif çalışmalar yapacaklarını vurgulayan Aksay, ‘’Geçtiğimiz dönemlerde işin kolayına kaçıldı. Eylemsel hareketleri hayata geçirmemiz gerekiyor. Temel hedefimiz ilk önce toplumu etkileyen olumsuz olaylara karşı baro olarak mutlaka bir söylem geliştirilecek ama sadece söylem aşamasında kalmayarak eylemsel hareketler de olacak. Menzil dışına ateş etmek kolaydır, o hedef varamayacağını atan da bilir. Eğer gerçekten samimiyseniz oraya değecek mesafeden atarsınız. Yerelde avukat hakları derken, toplumun haklarını da yerelden savunacağız. Baroların 2008- 2010 döneminde olduğu gibi önce STK’larla yerelde birlikte çalışmaya başlaması ve gücü önce yerelde sağlaması lazım. Bugün 2018-2020 döneminde önce yerel yönetimler, yerel işletmeler, yerel basın ve STK’larla çalışmayı hedef alıyoruz ki sinerjimiz daha yüksek olsun. İşte İzmir Barosu denecek şekilde ulusaldaki süreçlere müdahil olacağız’’ diye konuştu.
‘SİYASİLER İÇİN RİSK OLUŞTURMUYORUM’
Ekibini bir puzzle gibi parça parça oluşturduğuna dikkat çeken Aksay, ‘’Yakın zamanda yeni bir döneme giriyoruz ve iyi bir ekip ile başlıyoruz. Ben, ekibin puzzle gibi görüldüğünü düşünüyorum. Ülkenin ihtiyacı olduğu şekilde bir kadroyla geliyoruz. Dokuz bin üyesi olan İzmir Barosu 10 kişilik yönetim kurulu ile yönetilemez. Yeni dönemde birden fazla kurul kurduk. Yönetime geldikten sonra aktif görev alarak baronun genel siyasetine yön vereceğiz. Avukatın ve toplumun ihtiyacı neyse ona göre görev yapacağız. Görev ve sorumlulukları dağıtarak, gücü paylaştırarak daha etkin bir sinerji ile çalışmayı düşünüyoruz. Başkalaştırma ya da ötekileştirme olmayacak. Mücadele etmek istiyorsanız 1 kişiden bile fedakarlık edemezsiniz . Temel olan şu; Hiçbir siyasi parti üyesi değilim, hayatımın geri kalan bölümünde de üye olmayacağım. On iki yıldır baro siyaseti yapıyorum. Hiçbir siyasi göreve talip değilim, o yüzden bazı siyasiler için risk oluşturmuyorum’’ dedi.
‘’EN BÜYÜK PROJEM DİJİTALLEŞME’’
Türkiye’de dijitale geçen ilk baro olmayı hedeflediklerinin altını çizen Aksay, ‘’ Avukatların hayatındaki mağduriyetlerini çözmek için göreve talip oluyoruz. Dinamik ve korkusuz bir ekibimiz var. Bugüne kadar hiç sinmedik bundan sonra kimse bizden sinme beklemesin. Topluma olumsuz tesir edecek her konuda, toplumun vicdanını zedeleyen her duruma İzmir barosu ilk müdahaleyi yapmayı amaçlamaktadır. Elbette gençler için de, yaşadıkları şu ortamda önce onların kendilerine dokunmaya çalışıyoruz. Projelerimizi önce yerelde sonra ulusal da hayata geçireceğiz. Baronun dijitalleşmesi en büyük projelerimden bir tanesi. Dijitale geçmiş ilk baro olacağız’’ diye konuştu.
‘YÜKSEK SESLE BAĞIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ’’
İzmir Barosu eski Başkanı Aydın Özcan’ın milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etmesini eleştiren Aksay, “Referandum sürecinde İzmir barosunun daha aktif rol almasını savunan üç kişiden biriyim. O dönemde vatandaşlara değişen şeyin ne olduğunun anlatılması gerektiğini savunduk ama itibar görmedi. Genel Sekreterlik görevimden istifa ettim ama saha çalışmam devam etti. Bireysel olarak sokak sokak gezdik, insanlara neyin değiştiğini anlatmaya devam ettim. Daha fazla artan güçle mücadelemize hep devam ettik. Bundan sonra toplum menfaati ve meslek için daha yüksek sesle bağırmaya devam edeceğiz. Bir işe siyaset bulaştırırsanız rahat konuşamazsınız. Eğer siyasi söyleminiz varsa özgür ve rahat eleştiremezsiniz. Bağımsız savunmayı savunacaksanız, önce sizin bağımsız olmanız lazım. Biz hizmet odaklı çalışacağız. Meslektaşlarımız baronun siyasi bir yer olarak kullanılmasından bunaldı. Bir milletvekilliği, İzmir Barosu başkanlığından kıymetli değildir. Baro başkanlığı, topluma hizmet edebilmek için daha kıymetli bir yerdir. Gittiğiniz yer bıraktığınız yeri değersizleştirmemeli. Terk edip giderek bu makamı değersiz hale getirdiler’’şeklinde konuştu.
DURUŞU OLAN BARO OLACAK VURGUSU
Yönetim kurulu üyeliğine aday olan Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, “Sadece görüşü değil duruşu da olan bir baro olacak. Benim Van’dan Diyarbakır’a Batman’dan Edirne’ye kadar gitmediğim baro, vermediğim etiğim kalmadı. Biz bölmek için değil, birleştirmek için geldik” dedi.
YÖNETİM KURULU ADAYLARI
Nuriye Kadan
Cem Cemal Coşkan
Sinem Hacıeminoğlu
Mustafa Ruhan Erdem
Mutlu Çakır
Hüseyin Karakoç
Arda Akıncı
Sinem Top
Özden Gin
Gamze Gül Çamur
İLGİLİ HABER
İzmir Barosu'nda Bir İlk Mi Yaşanacak? İLGİLİ HABER
Baro'da Seçim Heyecanı















