Oktay GÜÇTEKİN / İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclisinin üçünü oturumu gerçekleştirildi. Oturuma Konak ilçe sınırları içerisinde yer alan ve hastahane yapılması planlanan hastahane arsası konusu damga vurdu. Komisyonlardan Cumhuriyet Halk Partisi komisyon üyelerinin oyları doğrultusunda oy çokluğu ile geçen madde sonrası mecliste Cumhuriyet Halk Partisi meclis üyeleri ile AKP meclis üyeleri arasında gerilimli anlar yaşandı. Mecli oylama yapılmadan önce söz alan AKP meclis üyeleri Cumhuriyet Halk Partisini hastahane arsası üzerinden rant kapısı açmakla suçladı. AKP’li meclis üyesi Mustafa Alper Güldalı’nın kullandığı “Faşist” kelimesi sonrası mecliste tansiyon bir kez daha yükseldi.
Konak Belediyesi Meclisinin 02/12/2019 tarihli ve 217/2019 sayılı Kararı ile uygun görülen; Halkapınar Mahallesi, 8502 ada, 1 parsel İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 13/08/2018 tarihli ve 05.905 sayılı Kararı ile onaylanan 1-5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği doğrultusunda TAKS:0.40, E3.50 Yapılaşma Koşullu “Hasyane Alanı” olarak belirlenmesine yönelik hazırlanan, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişiklik önerisinin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında işlem yapılmak üzere getirilen karar komisyonlardan oyçokluğu ile meclise gönderildi. İşte bu madde mecliste fitili ateşledi ve bugüne kadar mecliste yaşanmayan en büyük gerginliğin yaşanmasına neden oldu.
Yıldız: “Açık ve net izmir’de peşkeş çekme vardır”
AKP Grubundan Hakan Yıldız, söz alarak bu madde ile peşkeş ve rant sağlandığını ileri sürdü. Yıldız, “Keşke bu madde konuşulurken mecliste Sayın Tunç Soyer’de olsaydı. Soyer 28 Kasım da gerçekleşen bütçe meclisinde ben burada belediye başkanı olduğum sürece rant ve şaibe olmaz demişti. Ama bu madde rant, şaibe ve bir kamu zararından ibaret. Biz ne zaman bir eleştiri geçirsek bize peşkeş çekmek ve rant ile eleştiri getirildi. Burası Konak ‘ta Halkapınar’dave Konak Beldiyesi de u arsanın 3’te 1 ortağı. 2018 yılında arsanın 3’te 2’sini bir vakfa yani Başkent Üniversitesi vakfına satılmış. Önceki planlarda net inşaat alanı tanımı var bu alan da ; 22 bin metre kare ve 18 milyona satılıyor. Borç bittikten sonra tapu devri yapılması lazım ama önceden yapılıyor. Ama tabu devri yapılınca 4 ay sonra plan tadilatı için başvuru yapılıyor. Yaklaşık 56 bin metre kare inşaat artışı çıkıyor. Bu malın kamuya ait olan yerinde neden belediye hissesi varken inşaat artışı yapılmıyor? Sonra yeni dönem oldu geçmişin bu günahını taşımayalım. Ama 32 milyon lira daha para alınması lazım ama tüm uyarılarımıza karşı bu plan yine büyükşehir meclisine geldi . Hastane açısından bakarsak ameliyat sayısı, odası büyür ve vakıf büyük bir kar ederken kamu zarar ediyor. Biz yüzde 25 belediyeye yüzde 25 kamuya gerekli bedelin ödenmesini istiyoruz. Geçen Mecliste de gruba rağmen Hüsnü Bey Çiğli imar planın arkasında durdu. Ufuk Bey dedi ki yoğunuz bize hatırlatsınlar. Ben de Çiğli’ye gittim meclis üyesi olmamama rağmen orada incelemelerde bulundum. İnsanlar 500 metre kare emsal azaltmışlar. Bedelsiz tahsis yapayım demişler. Şimdi çelişkiye bakın 500 metre kare azalmasını izin vermiyoruz. Ama 33 bin metre kare artmasına ses çıkamıyoruz. Ben Konak Meclis üyesiyim ama siz CHP’li Belediyesiniz ve Çiğli’ de CHP’li bir belediye. Biz neden onu reddettik? Ama ben vicdan denilen şeyin eylemle olmasını istiyorum. Biz neden 7- 8 milyonluk kaynağı vakıfa hediye ediyoruz. Bu Üniversite yerini satacak olsa 22 bin metre kareye göre mi 56 bin metre kareye göre mi devredecek bu alanı? Burası daha da kar edecek. Devletin değil bu okul özel bir üniversite. Açık ve net İzmir’de peşkeş çekme vardır. Çeşme Projesi bu mecliste gündem gelince siz bize peşkeş çektiniz dediniz ama incelemeden böyle konuştunuz. Ancak bizim hesap ortada biz Başkent’e 33 bin metre kere artış verdik mi vermedik mi? Çiğli’ye neden azalmayı çok gördük? Ben Büyükşehir’in bu kaybına asla evet demeyelim derim artışını bu firma bize ödesin” diye konuştu.
‘Peşkeş ibaresi tutanaktan çıkarılsın’
CHP grubundan İmar Komisyonu Başkanı Ufuk Yörük, peşkeş kelimesini kesinlikle kabul etmediklerini dile getirdi. Yörük, “Bu peşkeş çekmeyi kesinlikle reddediyoruz ve tutanaklardan çıkarılmasını istiyoruz. Çiğli ‘de bizim reddettiğimiz olay parsel bazlı olayın ada bazına dönüşmesidir. Sorunun ada bazı ile çözülmesinin daha doğru olduğunu ifade ettik. Çiğlili bürokratlar da bunu kabul etti ve bir dahaki meclise konu böyle gelecek. Bir vakıf mülkiyetinde olan bir alan konusunda da emsal artış iddialarının doğru olmadığını ve bunun tutanaklarda yer almamasını talep ediyorum. Çünkü burası konut alanı iken imar alanları birleşerek hastane alanı olmuş. Konu Şehir Plancıları tarafından yargıya taşınmış mahkeme yürütmeyi durdurmayı reddetmiş. Konu bilirkişilerce detaylı olarak incelenmiş ve bizim planımız birebir şehirciliğe uygundur ve itiraza bir konu yoktur. Bilirkişiler bu kararı vermişlerdir. Bu konunun altını çizmek istiyorum. Biz raporumuzda da gerekçemizde emsal değerler getirildiğini ve bilirkişi raporuna da atıfta bulunduk. Biz komisyon olarak konuyu çok geniş açısı ile ele aldık. Biz bilirkişi raporu ile tereddütsüz bu kararı verdik. Burası özel hastane alanı değil kamusal bir hastane. Yani kamu tüzel kişiliğe sahip bir vakıftan söz ediyoruz. Yani hastane devletindir. Biz çok yönlü bu konuyu ele aldık ve kent için yararlı olduğuna karar verdik” dedi.
Batur: “Bu sizin vakıflar var ya… sizin vakıflara benzemez!”
Konak Belediye Başkanı Abdül Batur bu konuda söz alarak AKP Grubu’na çok sert eleştiriler getirdi. Başkan Batur, Bu konu geçmiş dönemde de olsa bu konuya sahip çıkmak bizim görevimiz. Az önce Ufuk Bey’inde ifade ettiği gibi bu özel bir şahsın değil bir vakfın yeri. Bu sizin vakıflar var ya sizin vakıflara benzemeyen bir yer. Bu konu bizden önce de mahkemeye gitmiş ve mahkeme bilirkişi raporuna dayandırılarak doğru kararı vermiş. Hakan Bey bizim mecliste de saatlerce anlatır ve dinleriz. Bizim mecliste de kendisine anlattık ama Hakan Bey ısrar ediyor. Hakan Yıldız, saplanan hançer dediğimiz gökdelen projesinde saatlerce sunum yaparak onun orada olması gerektiğini, silüetin bozulmayacağını, kent için çok yararlı olacağını savunduğunu da herkes biliyor.Ben Konak meclisinde kendisine cevabını güzelce veririm. O peşkeş kelimesini kendilerine iade ediyorum. Ne bizler ne de bizden önceki başkanlar peşkeş kelimesini bilmez. Bu kamu yararına yapılan bir yerdir” ifadelerini kullandı.
Hızal: “O rant vatandaşın değil vakfın cebine gidiyor”
AKP Grup Başkan Vekili Özgür Hızal İzmirlinin parasının yok olduğunu ve bu paranın İzmirlinin değil bir vakfın cebine girdiğini söyledi. Hızal, “Mesele emsal değil. Bunu CHP Grubu da biliyor ama emsalmiş gibi davranıyor. Önceki dönemde Konak Belediyesi’ne ait bir yerin satışı yapılmış. Sonra o alanın değeri artmış. Bu değer artışı ister şahıs olsun, ister kamu yararı olsun. Ortada rant var. Biz bunun engellenmesini istiyoruz. Bu rant olacak ise, değer artışı olacak ise bu para kamunun kasasına, İzmirlinin cebine girsin. Hal böyleyken o bölgede 3.5 emsal varmış biz de emsal verdik demekle olmaz. Bu rant vatandaşın değil, vakfın cebine giriyor. Biz bilgiye dayalı bir eleştiri yapıyoruz. Dava açılmış, ortada bir bilirkişi raporu var ama yargı karar vermemiş. Biz yargıyı yok sayarak bilirkişi ile mi karar vereceğiz? Mahkeme kararını neden beklemiyoruz ? Elbette ki mahkeme kararın ı beklemek zorunda değiliz ama mazeret olarak bilirkişi raporu bizim görüşlerimiz doğrultusunda verilmiş derseniz. O zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi görevini yapmıyor” dedi.
‘Soyer keşke çıkıp projeyi geçiştirmeden anlatsayıdı’
Çeşme Projesi ile ilgili de eleştirilere cevap veren Hızal, “Sayın Turizm Bakanımız İzmir’de Sayın Tunç Soyer’e bir sunum yaptı. Sayın Bakan bu bizim taslak projemiz siz de çalışmalarınızı yapın ve bana sunun, ben işbirliği yapmak istiyorum dedi. Soyer’de ileri ki günlerde çalışma yaparız dedi. Sayın Başkan Soyer, pazartesi yapılan birleşimde iki kelime ile meclis heyetini geçiştirmeden aldığı bilgileri burada anlatsaydı keşke. İşte yanlış bilgi üzerinden yapılan eleştiriler İzmir’de yanlış algılara sahip oluyor. Sayın Başkan proje hakkında detaylı bilgi sahibi oluyor ama çıkıp da bir açıklama yapmıyor” diye konuştu.
Özuslu; “Büyükşehir belediyesinin dahil edilmemesi kabul edilemez”
Çeşme projesi ile ilgili konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ‘Çeşme projesi’ ile ilgili başkan Tunç Soyer’in geç bilgilendirildiğini söyledi. Özuslu “Kısa da olsa pazartesi günü bir bilgilendirme yapıldı. Grupta da bizim üyelerine bilgilendirme yapıldı. Sayın Tunç Soyer’in Çeşme ile ilgili söylediği şudur; “Biz İzmir’e ve Çeşme’ye merkezi hükümetin yapacağı yatırımlara karşı değiliz.” Daha çok turist alacak her türlü plan ve projeye varız. Ama sayın bakan kendisini davet edip proje ile ilgili birinci elden Sayın Tunç Soyer’e bilgi verene kadar projelere İzmir Büyükşehir Belediyesinin dahil edilmemesi kabul edilemez” dedi.
Hakan Yıldız; “O şirket zararımızı tanzim etmeli”
Konak’ta yapımı planlanan hastane hakkında açıklamalarda bulunan AKP meclis üyesi Hakan Yıldız, arsayı alan firmanın imar değişikliğinden sonra İzmir Büyükşehir Belediyesinin zararını ödemesi gerektiğini ifade etti. Yıldız “Çiğli meselesinde Sayın Başkan iletişim hatası oldu demişti. Sizin raporunuz da oradaki yoğunluk, nüfus artışı unsurları ortada yok. O şirket zararımızı tanzim etmeli. Biz fazla fazla yer veriyoruz dedik ve vakıf çıkıp oraya biz sadece bize gösterelim yeri satın aldık ve 18 milyon zarara uğradık ifadelerini kullandılar. Biz kalkıp burada bu insanları savunuyoruz. Peşkeş lafını ilk kez siz kullandınız ve Çeşme konusunda sayın başkan “ben ranta ve şaibeye izin vermem” dedi. Ama bugün bu mecliste bu önergeyi oylayarak kamunun parasını başkalarına veriyoruz. Bunu komisyona geri yollayın, değer artışını ödemek şartı ile oylayalım ve oy birliğiyle meclisten geçirelim. Sayın Başkan Zorlu ile ilgili konuştuğumu söyledi, ben buna karşıyım ama doğruyu konuşalım dedim. Bunun üzerine sitede bir proje ilan ettiler ve Hiltondan 4 metre yüksek bir projeyi kamuoyuna tartıştırdılar” ifadelerini kullandı.
‘Yapılan iş doğrudur kalben innanıyorum’
Bunun üzerine söz alan Başkan Batur, yalan söylüyor dedi . Orada belediyenin hissesi yok. İhtasen bize pay çıkıyor onu da 4 yıl önce Danıştay ihtasen yer satılmaz diye kanun çıkartıyor ama 4 yıl önce bu satış yapılmış. Bazı çerçeveleri doğru çizmek lazım. Hakan Bey takip eder ihtasenin de anlamını bilir. Kamu yararına vakıf ve biz kamu yararı gözetilmek kaydıyla karar alıyoruz. Mahkeme yürütmeyi durdurmayı reddetmiş. Ben o dönem Konak Belediye Başkanı değildim ama yapılan işin doğru olduğuna kalben inanıyorum. Neticesinde bu komisyondan geçmiş. Oylanmasını talep ediyorum. Ben projeyi görmeden yorum yapmayayım dedim. Ama Sayın Turizm Bakan sunumunda Hakan Yıldız, Özgür Hızal var ama Çeşme Belediye Başkanı yok. Hakan Yıldız orada hangi sıfatla yer alıyor” diye konuştu.
‘Mecliste faşizm tartışması’
Batur’un Yıldız’a takip ediyorsun demesi üzerine AKP Grubu’ndan hakeret var sesleri yükseldi. Özuslu araya girerek; “Haddinizi bileceksiniz arkadaşlar ortada hakaret yok. 53. Madde ile ilgili konuşulması gereken her şey konuşuldu. Arkadaşlarında bizim de tezlerimiz ortada herkes söz de aldı. Bir hakaret olmadı” dedi.
Özgür Hızal ise size göre hakaret olmaya bilir ama, yalancı, takipçi, masal deniliyor. Bunlar yan yana gelince nasıl hakaret olmuyor? Bir rant var kamu zararı var ve rant kime gidiyor o da belli çıkışında bulundu.
Bunun üzerine oylama ya geçen Özuslu 53. Maddeyi oyladı ve önerge oy çokluğu ile geçti. AKP Grubu önergeye şerh konulmasını isteyince CHP’den de Grupta koysaydınız çıkışı geldi ve ortam tekrardan gerildi. AKP Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, söz almak ve 53. Madde hakkında konuşmak istedi ancak Özuslu bu konunun kapandığını söyledi ve o konu hakkında konuşursanız sözünüzü keserim dedi. Bunun üzerine AKP’li Mustafa Alper Güldalı, bu nasıl faşizm çıkışında bulununca mecliste yer yerinden oynadı.
Mustafa Özuslu da salondan sizi çıkarırım siz bana faşist diyemeziniz, kimseye diyemezsiniz . Benim tüm hayatım faşistim ile mücadeleyle geçti. Çıkın dışarı dedi. CHP Grubu da özür dile diyerek Güldalı’na tepki gösterdi ve masalara vurarak durumu protesto etti.
Bu yaşananların ardından söz alan AKP Özgür Hızal, arkadaşımız size faşistiniz demedi. Bu tarz olarak kullanılan bir espiridir. Deyince CHP grubundan lafını geri alsın sözleri yükseldi. Hızal sizden ricam, sizin ne kadar demokrat olduğunuzu biliyoruz, sizin bu meclis başkanlığınızın ne kadar demokratik olduğunu da görüyoruz. Elbette bu laf geri alınması gerekiyorsa geri alınır. Mustafa Özuslu, Ben faşist ifadesinin buradan da kayıtlardan da çıkarılmasını istiyorum” dedi.
Bunun ardından bir açıklama yapan Güldalı, Özuslu’ya faşist demediğini sesli düşündüğünü ve o anlık bu nasıl faizim kimse kimseyi dinlemiyor. Dediğini kaydetti. Bun ardından CHP Grubundan sen hepimize mi hakaret ettin çıkışı olsa da salon sakinleştirildi ve 55. Maddeye geçildi. Ancak bu madde de tartışma yarattı.
55- Çiğli Belediye Meclisinin 08/01/2020 tarihli ve 05/17sayılı Kararı ile uygun görülen; Araşehir Mahallesi, 22024 ada, 2 ve 3 parsellerinde kayıtlı taşınmazların, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda “Özel Sağlık Tesis Alanı ve Yaya Yolu” olarak berlilenmesine yönelik hazırlanan, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği önerisinin İmar ve Bayundurluk komisyonunca; “ Yoğunluk artışı getirmemekle birlikte değer artış yönünden değerlendirme yapılma şartı ile” komisyonlardan oyçokluğu ile uygun bulunarak meclise geri gönderildi.
‘Arka sıradailerde faydalansın’
AKP’li Fatih Taştan 55. Madde ile ilgili söz alarak şunları söyledi; “O arka mahallelerde, kentin arka sokaklarında oturan İzmirli hemşehrilerimzin de İzmir’in nimetlerinden faydalanmasını istiyoruz. İzmir’de yapı stoku anlamında çok fazla sorun var. Bu sorunun ortadan kaldırılması için İzmir’de imarsal düzenlemeler yapılmadı. Bu anlamda ciddi sorunlar var. Bu sorunun başka bir nedeni ise İzmir Büyükşehir Belediyesi, diğeri de işte o bilirkişi raporlarıdır. Teknik açıdan bir sorun yok diyorsunuz ama bu işin vicdani kısmı da var. Bir karar verirken vicdanımızın sesini dinlememiz lazım. Dolayısıyla burada yapılmış olan çok ciddi bir hata var. Konut olarak inşa edilmiş ama sonra imar planına özel sağlık tesisi olarak işlenmiş. Bunun bina inşa edilmeden önce yapılması gerekir. Bu yapılmıyor arkasından da burası Sağlık Tesisi olarak dönüşüyor ve buna bizde izin vereceğiz.
.
‘Siz yasallaştırıyorsunuz’
Özgür Hızal da şunları söyledi; yapılan plan değişikliğinin yasal olmadığını söyledi. Hızal “Bu bina yasal ama sağlık tesisi olması yasal değil. Ama siz yasallaştırıyorsunuz. Milyonlarca yapı kaçak olan yapı kayıt belgesi ile şekil değiştirdi. Bizim imara hiçbir akil durumu olmayan alanı kamusal alan olarak yaratmamız hukuka aykırı değildir. Oy çokluğu ile kabul edildi” diye konuştu
Konak Belediyesi Meclisinin 02/12/2019 tarihli ve 217/2019 sayılı Kararı ile uygun görülen; Halkapınar Mahallesi, 8502 ada, 1 parsel İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin 13/08/2018 tarihli ve 05.905 sayılı Kararı ile onaylanan 1-5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği doğrultusunda TAKS:0.40, E3.50 Yapılaşma Koşullu “Hasyane Alanı” olarak belirlenmesine yönelik hazırlanan, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişiklik önerisinin, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında işlem yapılmak üzere getirilen karar komisyonlardan oyçokluğu ile meclise gönderildi. İşte bu madde mecliste fitili ateşledi ve bugüne kadar mecliste yaşanmayan en büyük gerginliğin yaşanmasına neden oldu.
Yıldız: “Açık ve net izmir’de peşkeş çekme vardır”
AKP Grubundan Hakan Yıldız, söz alarak bu madde ile peşkeş ve rant sağlandığını ileri sürdü. Yıldız, “Keşke bu madde konuşulurken mecliste Sayın Tunç Soyer’de olsaydı. Soyer 28 Kasım da gerçekleşen bütçe meclisinde ben burada belediye başkanı olduğum sürece rant ve şaibe olmaz demişti. Ama bu madde rant, şaibe ve bir kamu zararından ibaret. Biz ne zaman bir eleştiri geçirsek bize peşkeş çekmek ve rant ile eleştiri getirildi. Burası Konak ‘ta Halkapınar’dave Konak Beldiyesi de u arsanın 3’te 1 ortağı. 2018 yılında arsanın 3’te 2’sini bir vakfa yani Başkent Üniversitesi vakfına satılmış. Önceki planlarda net inşaat alanı tanımı var bu alan da ; 22 bin metre kare ve 18 milyona satılıyor. Borç bittikten sonra tapu devri yapılması lazım ama önceden yapılıyor. Ama tabu devri yapılınca 4 ay sonra plan tadilatı için başvuru yapılıyor. Yaklaşık 56 bin metre kare inşaat artışı çıkıyor. Bu malın kamuya ait olan yerinde neden belediye hissesi varken inşaat artışı yapılmıyor? Sonra yeni dönem oldu geçmişin bu günahını taşımayalım. Ama 32 milyon lira daha para alınması lazım ama tüm uyarılarımıza karşı bu plan yine büyükşehir meclisine geldi . Hastane açısından bakarsak ameliyat sayısı, odası büyür ve vakıf büyük bir kar ederken kamu zarar ediyor. Biz yüzde 25 belediyeye yüzde 25 kamuya gerekli bedelin ödenmesini istiyoruz. Geçen Mecliste de gruba rağmen Hüsnü Bey Çiğli imar planın arkasında durdu. Ufuk Bey dedi ki yoğunuz bize hatırlatsınlar. Ben de Çiğli’ye gittim meclis üyesi olmamama rağmen orada incelemelerde bulundum. İnsanlar 500 metre kare emsal azaltmışlar. Bedelsiz tahsis yapayım demişler. Şimdi çelişkiye bakın 500 metre kare azalmasını izin vermiyoruz. Ama 33 bin metre kare artmasına ses çıkamıyoruz. Ben Konak Meclis üyesiyim ama siz CHP’li Belediyesiniz ve Çiğli’ de CHP’li bir belediye. Biz neden onu reddettik? Ama ben vicdan denilen şeyin eylemle olmasını istiyorum. Biz neden 7- 8 milyonluk kaynağı vakıfa hediye ediyoruz. Bu Üniversite yerini satacak olsa 22 bin metre kareye göre mi 56 bin metre kareye göre mi devredecek bu alanı? Burası daha da kar edecek. Devletin değil bu okul özel bir üniversite. Açık ve net İzmir’de peşkeş çekme vardır. Çeşme Projesi bu mecliste gündem gelince siz bize peşkeş çektiniz dediniz ama incelemeden böyle konuştunuz. Ancak bizim hesap ortada biz Başkent’e 33 bin metre kere artış verdik mi vermedik mi? Çiğli’ye neden azalmayı çok gördük? Ben Büyükşehir’in bu kaybına asla evet demeyelim derim artışını bu firma bize ödesin” diye konuştu.
‘Peşkeş ibaresi tutanaktan çıkarılsın’
CHP grubundan İmar Komisyonu Başkanı Ufuk Yörük, peşkeş kelimesini kesinlikle kabul etmediklerini dile getirdi. Yörük, “Bu peşkeş çekmeyi kesinlikle reddediyoruz ve tutanaklardan çıkarılmasını istiyoruz. Çiğli ‘de bizim reddettiğimiz olay parsel bazlı olayın ada bazına dönüşmesidir. Sorunun ada bazı ile çözülmesinin daha doğru olduğunu ifade ettik. Çiğlili bürokratlar da bunu kabul etti ve bir dahaki meclise konu böyle gelecek. Bir vakıf mülkiyetinde olan bir alan konusunda da emsal artış iddialarının doğru olmadığını ve bunun tutanaklarda yer almamasını talep ediyorum. Çünkü burası konut alanı iken imar alanları birleşerek hastane alanı olmuş. Konu Şehir Plancıları tarafından yargıya taşınmış mahkeme yürütmeyi durdurmayı reddetmiş. Konu bilirkişilerce detaylı olarak incelenmiş ve bizim planımız birebir şehirciliğe uygundur ve itiraza bir konu yoktur. Bilirkişiler bu kararı vermişlerdir. Bu konunun altını çizmek istiyorum. Biz raporumuzda da gerekçemizde emsal değerler getirildiğini ve bilirkişi raporuna da atıfta bulunduk. Biz komisyon olarak konuyu çok geniş açısı ile ele aldık. Biz bilirkişi raporu ile tereddütsüz bu kararı verdik. Burası özel hastane alanı değil kamusal bir hastane. Yani kamu tüzel kişiliğe sahip bir vakıftan söz ediyoruz. Yani hastane devletindir. Biz çok yönlü bu konuyu ele aldık ve kent için yararlı olduğuna karar verdik” dedi.
Batur: “Bu sizin vakıflar var ya… sizin vakıflara benzemez!”
Konak Belediye Başkanı Abdül Batur bu konuda söz alarak AKP Grubu’na çok sert eleştiriler getirdi. Başkan Batur, Bu konu geçmiş dönemde de olsa bu konuya sahip çıkmak bizim görevimiz. Az önce Ufuk Bey’inde ifade ettiği gibi bu özel bir şahsın değil bir vakfın yeri. Bu sizin vakıflar var ya sizin vakıflara benzemeyen bir yer. Bu konu bizden önce de mahkemeye gitmiş ve mahkeme bilirkişi raporuna dayandırılarak doğru kararı vermiş. Hakan Bey bizim mecliste de saatlerce anlatır ve dinleriz. Bizim mecliste de kendisine anlattık ama Hakan Bey ısrar ediyor. Hakan Yıldız, saplanan hançer dediğimiz gökdelen projesinde saatlerce sunum yaparak onun orada olması gerektiğini, silüetin bozulmayacağını, kent için çok yararlı olacağını savunduğunu da herkes biliyor.Ben Konak meclisinde kendisine cevabını güzelce veririm. O peşkeş kelimesini kendilerine iade ediyorum. Ne bizler ne de bizden önceki başkanlar peşkeş kelimesini bilmez. Bu kamu yararına yapılan bir yerdir” ifadelerini kullandı.
Hızal: “O rant vatandaşın değil vakfın cebine gidiyor”
AKP Grup Başkan Vekili Özgür Hızal İzmirlinin parasının yok olduğunu ve bu paranın İzmirlinin değil bir vakfın cebine girdiğini söyledi. Hızal, “Mesele emsal değil. Bunu CHP Grubu da biliyor ama emsalmiş gibi davranıyor. Önceki dönemde Konak Belediyesi’ne ait bir yerin satışı yapılmış. Sonra o alanın değeri artmış. Bu değer artışı ister şahıs olsun, ister kamu yararı olsun. Ortada rant var. Biz bunun engellenmesini istiyoruz. Bu rant olacak ise, değer artışı olacak ise bu para kamunun kasasına, İzmirlinin cebine girsin. Hal böyleyken o bölgede 3.5 emsal varmış biz de emsal verdik demekle olmaz. Bu rant vatandaşın değil, vakfın cebine giriyor. Biz bilgiye dayalı bir eleştiri yapıyoruz. Dava açılmış, ortada bir bilirkişi raporu var ama yargı karar vermemiş. Biz yargıyı yok sayarak bilirkişi ile mi karar vereceğiz? Mahkeme kararını neden beklemiyoruz ? Elbette ki mahkeme kararın ı beklemek zorunda değiliz ama mazeret olarak bilirkişi raporu bizim görüşlerimiz doğrultusunda verilmiş derseniz. O zaman İzmir Büyükşehir Belediyesi görevini yapmıyor” dedi.
‘Soyer keşke çıkıp projeyi geçiştirmeden anlatsayıdı’
Çeşme Projesi ile ilgili de eleştirilere cevap veren Hızal, “Sayın Turizm Bakanımız İzmir’de Sayın Tunç Soyer’e bir sunum yaptı. Sayın Bakan bu bizim taslak projemiz siz de çalışmalarınızı yapın ve bana sunun, ben işbirliği yapmak istiyorum dedi. Soyer’de ileri ki günlerde çalışma yaparız dedi. Sayın Başkan Soyer, pazartesi yapılan birleşimde iki kelime ile meclis heyetini geçiştirmeden aldığı bilgileri burada anlatsaydı keşke. İşte yanlış bilgi üzerinden yapılan eleştiriler İzmir’de yanlış algılara sahip oluyor. Sayın Başkan proje hakkında detaylı bilgi sahibi oluyor ama çıkıp da bir açıklama yapmıyor” diye konuştu.
Özuslu; “Büyükşehir belediyesinin dahil edilmemesi kabul edilemez”
Çeşme projesi ile ilgili konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mustafa Özuslu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e ‘Çeşme projesi’ ile ilgili başkan Tunç Soyer’in geç bilgilendirildiğini söyledi. Özuslu “Kısa da olsa pazartesi günü bir bilgilendirme yapıldı. Grupta da bizim üyelerine bilgilendirme yapıldı. Sayın Tunç Soyer’in Çeşme ile ilgili söylediği şudur; “Biz İzmir’e ve Çeşme’ye merkezi hükümetin yapacağı yatırımlara karşı değiliz.” Daha çok turist alacak her türlü plan ve projeye varız. Ama sayın bakan kendisini davet edip proje ile ilgili birinci elden Sayın Tunç Soyer’e bilgi verene kadar projelere İzmir Büyükşehir Belediyesinin dahil edilmemesi kabul edilemez” dedi.
Hakan Yıldız; “O şirket zararımızı tanzim etmeli”
Konak’ta yapımı planlanan hastane hakkında açıklamalarda bulunan AKP meclis üyesi Hakan Yıldız, arsayı alan firmanın imar değişikliğinden sonra İzmir Büyükşehir Belediyesinin zararını ödemesi gerektiğini ifade etti. Yıldız “Çiğli meselesinde Sayın Başkan iletişim hatası oldu demişti. Sizin raporunuz da oradaki yoğunluk, nüfus artışı unsurları ortada yok. O şirket zararımızı tanzim etmeli. Biz fazla fazla yer veriyoruz dedik ve vakıf çıkıp oraya biz sadece bize gösterelim yeri satın aldık ve 18 milyon zarara uğradık ifadelerini kullandılar. Biz kalkıp burada bu insanları savunuyoruz. Peşkeş lafını ilk kez siz kullandınız ve Çeşme konusunda sayın başkan “ben ranta ve şaibeye izin vermem” dedi. Ama bugün bu mecliste bu önergeyi oylayarak kamunun parasını başkalarına veriyoruz. Bunu komisyona geri yollayın, değer artışını ödemek şartı ile oylayalım ve oy birliğiyle meclisten geçirelim. Sayın Başkan Zorlu ile ilgili konuştuğumu söyledi, ben buna karşıyım ama doğruyu konuşalım dedim. Bunun üzerine sitede bir proje ilan ettiler ve Hiltondan 4 metre yüksek bir projeyi kamuoyuna tartıştırdılar” ifadelerini kullandı.
‘Yapılan iş doğrudur kalben innanıyorum’
Bunun üzerine söz alan Başkan Batur, yalan söylüyor dedi . Orada belediyenin hissesi yok. İhtasen bize pay çıkıyor onu da 4 yıl önce Danıştay ihtasen yer satılmaz diye kanun çıkartıyor ama 4 yıl önce bu satış yapılmış. Bazı çerçeveleri doğru çizmek lazım. Hakan Bey takip eder ihtasenin de anlamını bilir. Kamu yararına vakıf ve biz kamu yararı gözetilmek kaydıyla karar alıyoruz. Mahkeme yürütmeyi durdurmayı reddetmiş. Ben o dönem Konak Belediye Başkanı değildim ama yapılan işin doğru olduğuna kalben inanıyorum. Neticesinde bu komisyondan geçmiş. Oylanmasını talep ediyorum. Ben projeyi görmeden yorum yapmayayım dedim. Ama Sayın Turizm Bakan sunumunda Hakan Yıldız, Özgür Hızal var ama Çeşme Belediye Başkanı yok. Hakan Yıldız orada hangi sıfatla yer alıyor” diye konuştu.
‘Mecliste faşizm tartışması’
Batur’un Yıldız’a takip ediyorsun demesi üzerine AKP Grubu’ndan hakeret var sesleri yükseldi. Özuslu araya girerek; “Haddinizi bileceksiniz arkadaşlar ortada hakaret yok. 53. Madde ile ilgili konuşulması gereken her şey konuşuldu. Arkadaşlarında bizim de tezlerimiz ortada herkes söz de aldı. Bir hakaret olmadı” dedi.
Özgür Hızal ise size göre hakaret olmaya bilir ama, yalancı, takipçi, masal deniliyor. Bunlar yan yana gelince nasıl hakaret olmuyor? Bir rant var kamu zararı var ve rant kime gidiyor o da belli çıkışında bulundu.
Bunun üzerine oylama ya geçen Özuslu 53. Maddeyi oyladı ve önerge oy çokluğu ile geçti. AKP Grubu önergeye şerh konulmasını isteyince CHP’den de Grupta koysaydınız çıkışı geldi ve ortam tekrardan gerildi. AKP Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, söz almak ve 53. Madde hakkında konuşmak istedi ancak Özuslu bu konunun kapandığını söyledi ve o konu hakkında konuşursanız sözünüzü keserim dedi. Bunun üzerine AKP’li Mustafa Alper Güldalı, bu nasıl faşizm çıkışında bulununca mecliste yer yerinden oynadı.
Mustafa Özuslu da salondan sizi çıkarırım siz bana faşist diyemeziniz, kimseye diyemezsiniz . Benim tüm hayatım faşistim ile mücadeleyle geçti. Çıkın dışarı dedi. CHP Grubu da özür dile diyerek Güldalı’na tepki gösterdi ve masalara vurarak durumu protesto etti.
Bu yaşananların ardından söz alan AKP Özgür Hızal, arkadaşımız size faşistiniz demedi. Bu tarz olarak kullanılan bir espiridir. Deyince CHP grubundan lafını geri alsın sözleri yükseldi. Hızal sizden ricam, sizin ne kadar demokrat olduğunuzu biliyoruz, sizin bu meclis başkanlığınızın ne kadar demokratik olduğunu da görüyoruz. Elbette bu laf geri alınması gerekiyorsa geri alınır. Mustafa Özuslu, Ben faşist ifadesinin buradan da kayıtlardan da çıkarılmasını istiyorum” dedi.
Bunun ardından bir açıklama yapan Güldalı, Özuslu’ya faşist demediğini sesli düşündüğünü ve o anlık bu nasıl faizim kimse kimseyi dinlemiyor. Dediğini kaydetti. Bun ardından CHP Grubundan sen hepimize mi hakaret ettin çıkışı olsa da salon sakinleştirildi ve 55. Maddeye geçildi. Ancak bu madde de tartışma yarattı.
55- Çiğli Belediye Meclisinin 08/01/2020 tarihli ve 05/17sayılı Kararı ile uygun görülen; Araşehir Mahallesi, 22024 ada, 2 ve 3 parsellerinde kayıtlı taşınmazların, 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı doğrultusunda “Özel Sağlık Tesis Alanı ve Yaya Yolu” olarak berlilenmesine yönelik hazırlanan, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı Değişikliği önerisinin İmar ve Bayundurluk komisyonunca; “ Yoğunluk artışı getirmemekle birlikte değer artış yönünden değerlendirme yapılma şartı ile” komisyonlardan oyçokluğu ile uygun bulunarak meclise geri gönderildi.
‘Arka sıradailerde faydalansın’
AKP’li Fatih Taştan 55. Madde ile ilgili söz alarak şunları söyledi; “O arka mahallelerde, kentin arka sokaklarında oturan İzmirli hemşehrilerimzin de İzmir’in nimetlerinden faydalanmasını istiyoruz. İzmir’de yapı stoku anlamında çok fazla sorun var. Bu sorunun ortadan kaldırılması için İzmir’de imarsal düzenlemeler yapılmadı. Bu anlamda ciddi sorunlar var. Bu sorunun başka bir nedeni ise İzmir Büyükşehir Belediyesi, diğeri de işte o bilirkişi raporlarıdır. Teknik açıdan bir sorun yok diyorsunuz ama bu işin vicdani kısmı da var. Bir karar verirken vicdanımızın sesini dinlememiz lazım. Dolayısıyla burada yapılmış olan çok ciddi bir hata var. Konut olarak inşa edilmiş ama sonra imar planına özel sağlık tesisi olarak işlenmiş. Bunun bina inşa edilmeden önce yapılması gerekir. Bu yapılmıyor arkasından da burası Sağlık Tesisi olarak dönüşüyor ve buna bizde izin vereceğiz.
.
‘Siz yasallaştırıyorsunuz’
Özgür Hızal da şunları söyledi; yapılan plan değişikliğinin yasal olmadığını söyledi. Hızal “Bu bina yasal ama sağlık tesisi olması yasal değil. Ama siz yasallaştırıyorsunuz. Milyonlarca yapı kaçak olan yapı kayıt belgesi ile şekil değiştirdi. Bizim imara hiçbir akil durumu olmayan alanı kamusal alan olarak yaratmamız hukuka aykırı değildir. Oy çokluğu ile kabul edildi” diye konuştu

















