Oktay Güçtekin / İzmir Gündemi - Cumhuriyet Halk Partisi'nde olağan kongre süreci hız kesmeden devam ediyor. Kongre sürecinde 2 haftayı geride bırakan CHP'de 2019 yılının son seçimi İzmir Buca'da yapılıyor. CHP’de sonucu merakla beklenen buca ilçe kongresi Şirinyer Düğün Salonu’nda başladı. Kongrede chp İzmir İl Sekreteri Hacer Taş ile Ali Hıdır Uludağ yarışıyor. 
Buca kongresi'ne CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, CHP Buca mevcut İlçe Başkanı Kasım Akdağ,CHP İzmir eski Milletvekili Ahmet Ersin, CHP Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan'da katıldı.
Akdağ ''Buradan el ele kol kola çıkmamıza ihtiyaç var''
Kongre'nin açılış konuşmasını yapan CHP Buca İlçe Başkanı Kasım Akdağ ''Bu kongre salonundan çıkarken tek bir şeye ihtiyaç var. Buradan el ele kol kola çıkmamıza ihtiyaç var. Sokaktaki vatandaşa bizim buradan iktidarı isteyerek, birleşerek, güçlenerek, çıktığımıza inandırmaya ihtiyacımız var.’’ ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Divan başkanını açıklayan Akdağ, ''İki adayın ortak kararı ile'' divan başkanının CHP İzmir eski Milletvekili Ahmet Ersin olduğunu söyledi.
Divan Başkanı Ersin iki adayın da ortaklaşa kararıyla seçimlerin blok liste olacağını açıkladı.
Kongre'de gerginlik
Şirinyer Düğün Salonu'nda gerçekleşen kongre gerginliğe sahne oldu. Kapalı merdivenlere geçen Ali Hıdır Uludağ atkılı partililerin ardından Hacer Taş'ı destekleyen kırmızı atkılı partililerinde o bölüme gitmesi ile birlikte, iki grup arasında gerginlik yaşandı. CHP İl Başkanı Deniz Yücel'in konuşması sırasında çıkan tartışmalar sonrası Yücel konuşmasını keserek kürsüde bekledi. İki grubun dışarı çıkarılmasıyla birlikte kongre kaldığı yerden devam etti.
Hangi konuda anlaşa
mıyorsunuz
Söz sırası alan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel salonda çıkar tartışmalara değinerek ‘’Hangi konuda anlaşamıyorsunuz, neyi alıp veremiyorsunuz anlamış değilim. Biz CHP olarak iktidar olmayı hedefleyen bir partiyiz. Biz böylemi iktidar olacağız, biz iktidar olunca bu ülkeyi böyle mi yöneteceğiz. Değerli arkadaşlar 31 Mart yerel seçimlerinde zor bir süreç geçirdik. Başta Genel Başkanımız olmak üzere yoğun iftiralara uğradık. İktidar partisi bizi terörle bile suçladı. İktidar partisi terörle işbirliği yapan birini arıyorsa önce kendine bakmalıdır.
Terör örgütü liderini kardeşini seçimden bir gün önce televizyona çıkartanlar biz değiliz.’’ diye konuştu.
‘’İki aday’da partisi için çalışacak isimdir’’
Yücel ‘’Bu demokratik ortamda seçilerek burada delege olan arkadaşlarımızı kuytluyorum. Burada iki değerli arkadaşımız var ikisi de aldıkları görevi kendi çıkarları için değil, partimizin çıkarları için yapacak iki arkadaş olarak duruyorlar. Burada kazanan bir aday veya kaybeden bir aday olmayacak. Burada tek kazanan Cumhuriyet Halk Partisi olacak.
Zor zamanlar geçirdik. Buna Buca’da dahil. Yüzde 49.60 ile kazanmamızı sağlayan mevcut ilçe başkanımız Kasım Akdağ’a, o dönemki belediye başkanımız Levent Priştina’ya hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 10 Ekim 2019 önemli bir tarih . Barış harekatı başladıktan sonra bölgeyi teröristlerden temizlemek için askerlerimiz oraya gitmişken Erdoğan Millet iktifaki olan ve milletten nasibini almamış olan ittifakın zayıflaması ve bölünmesi çok önemlidir sözlerini kullandı. Bunu kim söylüyor AKP Genel Başkanı yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, ve bunu Barış Pınarı harekatından sadece bir gün sonra söylüyor.’’ dedi
Yücel ‘’Senin neren milli’’
Yücel ‘’Gündeme Libya’ya asker göndermeyi getirdiler. Bunu neden getirdiler, işsizliği ,yoksulluğu unutturmak ve iç siyaseti değiştirmek için. İç politika uğruna dış politikayı ayarlıyor. Herşeye yerli ve milli diyor. Senin neren yerli, neren milli. Şeker fabrikasını sattın mı, sattın. Kanal İstanbul Projesi gibi bir projeyi yapmak istiyormusun, istiyorsun. ABD başkanı Trump sana mektup gönderdi cevap verebildin mi hayır, sustun. O zaman senin neren yerli neren milli’’ ifadelerini kullandı.
''CHP olarak bütçeye hayır dedik''
Konuçma yalan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kani Beko ‘’ Bir aydan bu yana TBMM’de devletin bütçe görüşmelerini yaptık. Ne yazık ki her zaman olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan bütçenin en büyük payını alıp saraya götürdü.Erdoğan bütçeden 14 Milyar TL’yi kendine pay alarak, aslan payını kendine almıştır. Engellilere, issizlere, öğrencilere, çiftçilere bütçe’de yeri yok. Bütçe sarayın bütçesi olduğu için biz CHP olarak bütçeye kırmızı kart verdik ve hayır dedik.’’ ifadelerini kullandı. Beko salondaki seslerin çok olması nedeniyle konuşmasını erken sonlandırdı.
Bayır ''Buradan CHP atkısıyla çıkmalısınız''
İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ise ‘’Sevgili arkadaşlar zaman çok çabuk geçiyor. Size 9 sene önce ilçe başkanı olarak seslendiğimde yine salonda bu ses problemi vardı. O zamandan bugüne kadar tüm belediye başkanlarına kongre salonu istediğimizi söyledik. Burdan Erhan Kılıç’a da söylüyorum 2 belediye başkanından da istedim. Buca’ya bir
kongre salonu istiyorum.
37 yıldır bu partide çalışan bir kardeşiniz olarak CHP’yi iktidara hiç bu kadar yakın görmemiştim. Hani elimizi uzatsak elma ağacından elmayı koparacak ve iktidar olabilecek kadar yakınız. Önümüzdeki seçimlerde iktidar yolunda rakibimiz ne AKP ne MHP arkadaşlar. Bizim tek rakibimiz yine kendimiziz. İktidar yolunda kenetlenmek yerinde kendi içimizde tartışıyoruz.
Bu salonda 2 atkı görüyom. İki adayımıza ait atkılar. Burdan hangi adayın atkısıyla gelirseniz gelin hepiniz buradan CHP atkısıyla çıkmalısınız.
Kılıç ''Bucalılar Buca dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmez''
Kongre'de konuşma yapan Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ise ''Gelecekteki iktidarımızın yapı taşları burada. Belkide tarhite hiçbir zaman CHP iktidarına bu kadar yaklaşmadık. Bu aşamadan sonra kesinlikle ama kesinlikle ayrışmamamız bölüşmememiz gerekiyor. Burada iki aday olsada buradan çıkarkan el ele , kol kola ve sadece CHP bayraklarıyla çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Buca şuanda İzmir’in en büyük ilçesi. Omzumuzda çok büyük yük var. ESOT’uyla, Hipotromu ile, Cezaevi ile sorumluluğunuz çok yüksek.
Buca Belediyesi artık çok düşük bütçelerle yönetilen sadece personel maaşı ödeyen yada maaşları ödemekte zorlanan bir belediye olmayacak. Kurduğumuz ekiple önümüzdeki yıldan itibaren en az yüzde otuz büyüme sağlayacağız.
Buca’ya İzmir’in en büyük ilçesi olmasından dolayı, İzmir’in en büyük kongre salonunu kazandıracağız.
İki adayımızda yağmur çamur demeden çalışmıştır. Buca bu hale geldiyse iki adayımızda emekleri vardır. Belediye olarak bir adaya taraf olmamız mümkün değildir. Hangi aday kazanırsa kazansın kol kola, el ele buradan çıkacağız. Bucalılar Buca dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmez.'' ifadelerini kullandı.
Ali Hıdır Uludağ ''"Biz inandık, siz de inanın''
Konuşma yapan Buca İlçe Başkan Adayı Ali Hıdır Uludağ ''Bugün aslında tarihsel bir süreci yaşatıyorsunuz. Ali Hıdır uludağ bağrına başmış , içinde büyütmüş bir örgüt var burada. Ali Hıdır Uludağ bu ülkenin kötü , erzincan tercanın köyünde okuyacak okul bulamadığı için mahmut uludağa mektup yazarak izmire geldi arkadaşlar, mektup yazarak. Bu adamı siyasetin öznesi siz yaptınız. 6 bin oydan 4 bin oy vererek buca’da birinci yaptınız. Buca’da birinci olmak koaly değildir. Siz yarattınız beni, siz varettiniz. Ben hep onu duydum bundan.

Onlarca yüzlerce sayfalar savunmalar yapmak için ben siz gençlerin yanındaydım. Benim ve CHP nin tek bir düşmanı vardır. O da faşizm. Diğer tüm görüşler bizim yanımızdadır. Sadece faşizme karşıyız. Ben bu örgütün yanında büyüdüm. Bu örgüt ile Ali Hıdır Uludağ oldum. Bugün ben sizin yanınızdaysam , bu sizin verdiğiniz güçle,destekle oldu. Kadınlar hak mücadelesinde de sizlerle birlikteydim. Seçimlerde bir kadın arkadaşımız, yada gençlerimiz, faşistler tarafından tehtit edildiğinde, ya da devlet tarafından tehtit edildiğinde ben sizin yanınızda değilmiydim.
Bir tek amacımız var. O da insanca ve hakça yaşayacak bir düzeni inşa etmektir. Benim sizin vicdanlarınızda yer bulmam, biliyorum ki sizin yanınızda durmamdan kaynaklı. Dün nasıl alanalarda, gezilerde , tutuklamalarda , mahkemelerde nasıl yanınızda olduysam bundan sonra daha fazla olacağım. Çünkü iktidar olmak zorundayız. Emek diyor dostlarımız. Benim oğlum 6 yaşında şu lafı söyledi , sen bana şu kadar faydalı olmadın sen hep partiye gidiyorsun dedi. Bu benim içinde bir yaradır. Bu lafı sizin vicdanınıza bırakıyorum sevgili dostlarım. İktidar olmalıyız doslarım.
Ben beni vicdanlarında barındıranaların hizmetkarıyım. Bu yolda partimin rehberliğinde inanınki sizlerle birlikte hep yürüdüm. Bundan sonra da sizlerle birlikte yürüyeceğim.
Diyecekler ki yüzde 40'larda olan oylarınız yüzde 80'lara çıkmadan nasıl Milletvekili çoğunluğunu alacaksınız, nasıl Cumhurbaşkanlığını alacaksınız. Anayasal düzen içinde beraber mücadele etmek zorundayız. Biz azalmayacağız. Çoğalacağız. Başkanımıza dedim yanınızdayım, maddi bir beklentim olmadan. Ama ben işçilerin gözünün içine baka baka dava açamam da dedim. Zira biliyorum ki o işçi kardeşlerim hep benim yanımda oldular. Ben dün nasıl emek mücadelesinde sizlerin yanında olduysam bundan sonra da yine aynı şekilde omuz omuza yanınızda olmaya devame deceğim. Faşizim değil insanlığın ortak değerleri kazanacak. Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Öncesinde hiçbir siyasi gücü olmayan, arkasında kimse olmayan Ali Hıdır Uludağ sizin iradenizle sizin desteklerinizle Buca’da birinci oldu. Bu sizin eserinizdir arkadaşlar. CHP iktidara inanılmaz derecede yakın. O kadar mutluyum ki . Çünkü sizin gibi bir ailem var. Bu halk gerçeği gördü ve dediği Cumhuriyet Halk Partisi bizim için çözüm olacak dedi.'' diye konuştu.
Taş "Benim bu örgüte borcum var''
Konuşma yapan Buca İlçe Başkan Adayı Hacer Taş ''Salondan hangi sonuç çıkarsa çıksın yarın Buca örgütünün yine el ele, kol kola olacağını vurguladı. Taş, “Herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Hem kırmızı hem de mavi atkılı kardeşlerim, Hacer Taş, 7 yaşında yemiş fabrikasında işçilik yapmaya başlamış bir işçi kızı işçidir. Hacer Taş, barikatların arkasında gözaltına alınan; şiddet gören, işkence gören bir emekçidir. Hacer Taş, açlık grevlerine, Ankara’ya yürüyüşüne gitmiştir. Hacer Taş, gözaltına alınmış, savunan ise Ali Hıdır arkadaşımdır. Asla yalnız yürümeyeceğim asla, asla. Hacer Taş, verdiği emek mücadelesinde, aldığı yaralardan berelerden ve gördüğü yaralardan dolayı çocuk sahibi olamamış ama yüzlerce istismara uğramış çocuğa yol göstermiş, destek olmuştur. Hacer Taş, hayat mücadelesinde bir çocuk sahibi olamamış. Akşam eve geldiğinde keşke benim için şu kadar bir şey yapsaydın diyen bir çocuk özlemi ile yaşamıştır.
Partide yer alan tüm çocukların ablası, annesi olarak kendini avutmuştur. Dershaneye gidememiş;
dershanedeki çocuklar çay servisi yapmış, sandviç satmıştır. Hepimiz hayat mücadelesinin madalyasını göğsümüzde taşıyoruz. Bir buçuk yıldır il sekreteriyim; İstanbul seçimlerinde seçime gidemedim çünkü burada İstanbullu öğrencilere otobüs ayarlayan, oy kullanmalarını sağlayan kişidir. Çeşmede gece kulüplerinde çalışan İstanbulluları bulup onları İstanbul’a oy kullanmaya gönderen kişidir. İşçi kızı işçidir bununla da onur guru duyar. Bugün bu seçimin sonucu ne olursa olsun bir yıl önce kaybettiğim işçi babama armağan edeceğim. Hak, hukuk adalet diyerek Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, öncülüğünde yürüyenlere selam olsun. Selam olsun Faşist iktidar karşısında direnlere darağacına gözünü kırpmadan yürüyen Denizlere selam olsun. Selam olsun 7 düvele başkaldıran Kara Fatmalara, Gördesli Makbulelere selam olsun. Selam olsun ya istiklal ya ölüm diyen Mustafa Kemal ve askerlerine. Kurtuluşun ve kuruluşun dev çınarı CHP’nin dev örgütüne selam olsun. Günlerdir burada sizin karşınızda yapacağım konuşmayı düşünüyorum.
Bu durum beni hem heyecanlandırıyor hem de endişelendiriyor. Bugün gördüm ki hala bir arada olmayı başaramıyoruz. Oysa zafer kazanan ordular kendi içinde savaşmayanlardır. Yol yürüdüğüm, sloganlar attığım, soğukta yanı lokmayı paylaştığım siz kardeşlerimden, yoldaşlarımdan daha kıymetli, daha değerli ne olabilir ki. Ben devrimci olmaya aday biriyim 50 yaşındayım hala öyleyim. Çünkü çok bedeller ödendi, biz daha bunun neresindeyiz ki. Ben bugün burada bir makam koltuğuna oturmak koltuğuna oturmak hevesi ile çıkmadım yola. Benim, bizim bir kavgamız var, yereldeki iktidarı ulusala taşıma hedefimiz var. Bu ülkeye, Cumhuriyete, CHP’YE ve örgütümüze sevdamız ve borcumuz var. Benim alacağım yok bu örgüte borcum var borcum. Buca’mız İzmir’in kültür başkenti. Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelmiş bizlerin. Kimsenin dinine, ne giydiğine, ne konuştuğuna bakmadan yaşadığı bir ilçe. CHP’ye 3 dönem Belediye Başkanlığını aday görmüş bir halkımız var. Bizim kavgamızı büyütme, ateşi yakma hedefimiz var. Bizler saralara biat etme, ihale kazanma yarışında değiliz. Bizler örgütü için savaşanlarız. Bizler ticaret için cemaat kurum dini sömürenleri, halkı kandırıp soyanları, yurtlarda çocuklarımız istismar eden şeytan soylarını, kadını ikinci sınıf görüp kadınları öldürenleri cesaretlendirenleri, Mustafa Kemal düşmanlarını bu topraklardan söküp atma yarışındayız. Pir Sultan Abdal’ın anlattığı zorbalık ülkemizde yaşanıyor; Demir’i demirle dövdüler biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla dövdüler biri aç biri toktu.
Artık insanımızı bir birine kırdıramayacak, açlık toklukla terbiye edemeyecek, bizi yolumuzdan döndüremeyecekler. Biz bu yolda korku bilmeden, tehdit edemeyecek, döndüremeyecekler. İsterseniz Pir Sultan Abdal’ın, Hacı Bektaş’ın öğretileri ile Mustafa Kemal’in yolunda giderek yeni bir kurtuluş yolu yazmaya ben hazırım. Bugün buradan bu kürsüden bu ateşe kor olmanızı istiyorum arkadaşlar, Buca’da yaşayan herkesin acısına, derdine ortak olup, derdine çare olmanızı istiyorum. Ben bugün kendimi sizlere emanet diyorum Ali Başkanım etti ben de sizin vicdanınıza emanet ediyorum, sahip çıkın arkadaşlar sahip çıkın. Sizlerin istekleri, başımın tacı olacak. Biz burada aslında iki rakip değiliz, daha iyi hizmeti nasıl veririz, partimizi Genel başkanımızın koyduğu hedeflere nasıl partimizi taşırız diyen iki yoldaşız. Ali Hıdır Uludağ, bu örgütün evladı, benim de kardeşim, buradan haykırıyorum; Kimsenin şüphesi olmasın ki bugün sonuç ne olursa olsun yarın daha güçlü ve birlik içinde olacağız. Şimdi zaman iktidar zamanıdır, bu yolda nefer olmaya, siper olmaya ben hazırım. Karar bugün sizlerindir” ifadelerini kullandı.
Halef-Selef arasında tansiyon yükseldi
İlçe eski Başkanı Çağdaş Kaya ile mevcut Başkan Kasım Akdağ arasında gerginlik çıktı.
Oy kullanan delegelerin sandık alanından çıkması anons edilmesine rağmen Çağdaş Kaya alandan çıkmadı. Bunun üzerine Akdağ "sen ilçe başkanlığı yapmış insansın, biliyorsun çıkman gerekiyor" şekilde konuştu. Çağdaş Kaya ise, "Taraf ilçe başkanı çıkmıyor, bize çıkın diyor" diyerek sinirlendi. Tarafların arasında gerginlik yaşanması üzerine adaylar araya girdi ve sakinleştirirdi
Buca kongresi'ne CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, CHP Buca mevcut İlçe Başkanı Kasım Akdağ,CHP İzmir eski Milletvekili Ahmet Ersin, CHP Çiğli İlçe Başkanı Mert Özcan'da katıldı.
Akdağ ''Buradan el ele kol kola çıkmamıza ihtiyaç var''
Kongre'nin açılış konuşmasını yapan CHP Buca İlçe Başkanı Kasım Akdağ ''Bu kongre salonundan çıkarken tek bir şeye ihtiyaç var. Buradan el ele kol kola çıkmamıza ihtiyaç var. Sokaktaki vatandaşa bizim buradan iktidarı isteyerek, birleşerek, güçlenerek, çıktığımıza inandırmaya ihtiyacımız var.’’ ifadelerini kullandı.
Konuşmasının ardından Divan başkanını açıklayan Akdağ, ''İki adayın ortak kararı ile'' divan başkanının CHP İzmir eski Milletvekili Ahmet Ersin olduğunu söyledi.
Divan Başkanı Ersin iki adayın da ortaklaşa kararıyla seçimlerin blok liste olacağını açıkladı.
Kongre'de gerginlik
Şirinyer Düğün Salonu'nda gerçekleşen kongre gerginliğe sahne oldu. Kapalı merdivenlere geçen Ali Hıdır Uludağ atkılı partililerin ardından Hacer Taş'ı destekleyen kırmızı atkılı partililerinde o bölüme gitmesi ile birlikte, iki grup arasında gerginlik yaşandı. CHP İl Başkanı Deniz Yücel'in konuşması sırasında çıkan tartışmalar sonrası Yücel konuşmasını keserek kürsüde bekledi. İki grubun dışarı çıkarılmasıyla birlikte kongre kaldığı yerden devam etti.
Hangi konuda anlaşa
Söz sırası alan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel salonda çıkar tartışmalara değinerek ‘’Hangi konuda anlaşamıyorsunuz, neyi alıp veremiyorsunuz anlamış değilim. Biz CHP olarak iktidar olmayı hedefleyen bir partiyiz. Biz böylemi iktidar olacağız, biz iktidar olunca bu ülkeyi böyle mi yöneteceğiz. Değerli arkadaşlar 31 Mart yerel seçimlerinde zor bir süreç geçirdik. Başta Genel Başkanımız olmak üzere yoğun iftiralara uğradık. İktidar partisi bizi terörle bile suçladı. İktidar partisi terörle işbirliği yapan birini arıyorsa önce kendine bakmalıdır.
Terör örgütü liderini kardeşini seçimden bir gün önce televizyona çıkartanlar biz değiliz.’’ diye konuştu.
‘’İki aday’da partisi için çalışacak isimdir’’
Yücel ‘’Bu demokratik ortamda seçilerek burada delege olan arkadaşlarımızı kuytluyorum. Burada iki değerli arkadaşımız var ikisi de aldıkları görevi kendi çıkarları için değil, partimizin çıkarları için yapacak iki arkadaş olarak duruyorlar. Burada kazanan bir aday veya kaybeden bir aday olmayacak. Burada tek kazanan Cumhuriyet Halk Partisi olacak.
Zor zamanlar geçirdik. Buna Buca’da dahil. Yüzde 49.60 ile kazanmamızı sağlayan mevcut ilçe başkanımız Kasım Akdağ’a, o dönemki belediye başkanımız Levent Priştina’ya hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. 10 Ekim 2019 önemli bir tarih . Barış harekatı başladıktan sonra bölgeyi teröristlerden temizlemek için askerlerimiz oraya gitmişken Erdoğan Millet iktifaki olan ve milletten nasibini almamış olan ittifakın zayıflaması ve bölünmesi çok önemlidir sözlerini kullandı. Bunu kim söylüyor AKP Genel Başkanı yani Cumhurbaşkanı Erdoğan, ve bunu Barış Pınarı harekatından sadece bir gün sonra söylüyor.’’ dedi
Yücel ‘’Senin neren milli’’
Yücel ‘’Gündeme Libya’ya asker göndermeyi getirdiler. Bunu neden getirdiler, işsizliği ,yoksulluğu unutturmak ve iç siyaseti değiştirmek için. İç politika uğruna dış politikayı ayarlıyor. Herşeye yerli ve milli diyor. Senin neren yerli, neren milli. Şeker fabrikasını sattın mı, sattın. Kanal İstanbul Projesi gibi bir projeyi yapmak istiyormusun, istiyorsun. ABD başkanı Trump sana mektup gönderdi cevap verebildin mi hayır, sustun. O zaman senin neren yerli neren milli’’ ifadelerini kullandı.
''CHP olarak bütçeye hayır dedik''
Konuçma yalan Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kani Beko ‘’ Bir aydan bu yana TBMM’de devletin bütçe görüşmelerini yaptık. Ne yazık ki her zaman olduğu gibi Recep Tayyip Erdoğan bütçenin en büyük payını alıp saraya götürdü.Erdoğan bütçeden 14 Milyar TL’yi kendine pay alarak, aslan payını kendine almıştır. Engellilere, issizlere, öğrencilere, çiftçilere bütçe’de yeri yok. Bütçe sarayın bütçesi olduğu için biz CHP olarak bütçeye kırmızı kart verdik ve hayır dedik.’’ ifadelerini kullandı. Beko salondaki seslerin çok olması nedeniyle konuşmasını erken sonlandırdı.
Bayır ''Buradan CHP atkısıyla çıkmalısınız''
İzmir Milletvekili Tacettin Bayır ise ‘’Sevgili arkadaşlar zaman çok çabuk geçiyor. Size 9 sene önce ilçe başkanı olarak seslendiğimde yine salonda bu ses problemi vardı. O zamandan bugüne kadar tüm belediye başkanlarına kongre salonu istediğimizi söyledik. Burdan Erhan Kılıç’a da söylüyorum 2 belediye başkanından da istedim. Buca’ya bir
37 yıldır bu partide çalışan bir kardeşiniz olarak CHP’yi iktidara hiç bu kadar yakın görmemiştim. Hani elimizi uzatsak elma ağacından elmayı koparacak ve iktidar olabilecek kadar yakınız. Önümüzdeki seçimlerde iktidar yolunda rakibimiz ne AKP ne MHP arkadaşlar. Bizim tek rakibimiz yine kendimiziz. İktidar yolunda kenetlenmek yerinde kendi içimizde tartışıyoruz.
Bu salonda 2 atkı görüyom. İki adayımıza ait atkılar. Burdan hangi adayın atkısıyla gelirseniz gelin hepiniz buradan CHP atkısıyla çıkmalısınız.
Kılıç ''Bucalılar Buca dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmez''
Kongre'de konuşma yapan Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç ise ''Gelecekteki iktidarımızın yapı taşları burada. Belkide tarhite hiçbir zaman CHP iktidarına bu kadar yaklaşmadık. Bu aşamadan sonra kesinlikle ama kesinlikle ayrışmamamız bölüşmememiz gerekiyor. Burada iki aday olsada buradan çıkarkan el ele , kol kola ve sadece CHP bayraklarıyla çıkacağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.
Buca şuanda İzmir’in en büyük ilçesi. Omzumuzda çok büyük yük var. ESOT’uyla, Hipotromu ile, Cezaevi ile sorumluluğunuz çok yüksek.
Buca Belediyesi artık çok düşük bütçelerle yönetilen sadece personel maaşı ödeyen yada maaşları ödemekte zorlanan bir belediye olmayacak. Kurduğumuz ekiple önümüzdeki yıldan itibaren en az yüzde otuz büyüme sağlayacağız.
Buca’ya İzmir’in en büyük ilçesi olmasından dolayı, İzmir’in en büyük kongre salonunu kazandıracağız.
İki adayımızda yağmur çamur demeden çalışmıştır. Buca bu hale geldiyse iki adayımızda emekleri vardır. Belediye olarak bir adaya taraf olmamız mümkün değildir. Hangi aday kazanırsa kazansın kol kola, el ele buradan çıkacağız. Bucalılar Buca dışında hiçbir müdahaleyi kabul etmez.'' ifadelerini kullandı.
Ali Hıdır Uludağ ''"Biz inandık, siz de inanın''
Konuşma yapan Buca İlçe Başkan Adayı Ali Hıdır Uludağ ''Bugün aslında tarihsel bir süreci yaşatıyorsunuz. Ali Hıdır uludağ bağrına başmış , içinde büyütmüş bir örgüt var burada. Ali Hıdır Uludağ bu ülkenin kötü , erzincan tercanın köyünde okuyacak okul bulamadığı için mahmut uludağa mektup yazarak izmire geldi arkadaşlar, mektup yazarak. Bu adamı siyasetin öznesi siz yaptınız. 6 bin oydan 4 bin oy vererek buca’da birinci yaptınız. Buca’da birinci olmak koaly değildir. Siz yarattınız beni, siz varettiniz. Ben hep onu duydum bundan.

Onlarca yüzlerce sayfalar savunmalar yapmak için ben siz gençlerin yanındaydım. Benim ve CHP nin tek bir düşmanı vardır. O da faşizm. Diğer tüm görüşler bizim yanımızdadır. Sadece faşizme karşıyız. Ben bu örgütün yanında büyüdüm. Bu örgüt ile Ali Hıdır Uludağ oldum. Bugün ben sizin yanınızdaysam , bu sizin verdiğiniz güçle,destekle oldu. Kadınlar hak mücadelesinde de sizlerle birlikteydim. Seçimlerde bir kadın arkadaşımız, yada gençlerimiz, faşistler tarafından tehtit edildiğinde, ya da devlet tarafından tehtit edildiğinde ben sizin yanınızda değilmiydim.
Bir tek amacımız var. O da insanca ve hakça yaşayacak bir düzeni inşa etmektir. Benim sizin vicdanlarınızda yer bulmam, biliyorum ki sizin yanınızda durmamdan kaynaklı. Dün nasıl alanalarda, gezilerde , tutuklamalarda , mahkemelerde nasıl yanınızda olduysam bundan sonra daha fazla olacağım. Çünkü iktidar olmak zorundayız. Emek diyor dostlarımız. Benim oğlum 6 yaşında şu lafı söyledi , sen bana şu kadar faydalı olmadın sen hep partiye gidiyorsun dedi. Bu benim içinde bir yaradır. Bu lafı sizin vicdanınıza bırakıyorum sevgili dostlarım. İktidar olmalıyız doslarım.
Ben beni vicdanlarında barındıranaların hizmetkarıyım. Bu yolda partimin rehberliğinde inanınki sizlerle birlikte hep yürüdüm. Bundan sonra da sizlerle birlikte yürüyeceğim.
Diyecekler ki yüzde 40'larda olan oylarınız yüzde 80'lara çıkmadan nasıl Milletvekili çoğunluğunu alacaksınız, nasıl Cumhurbaşkanlığını alacaksınız. Anayasal düzen içinde beraber mücadele etmek zorundayız. Biz azalmayacağız. Çoğalacağız. Başkanımıza dedim yanınızdayım, maddi bir beklentim olmadan. Ama ben işçilerin gözünün içine baka baka dava açamam da dedim. Zira biliyorum ki o işçi kardeşlerim hep benim yanımda oldular. Ben dün nasıl emek mücadelesinde sizlerin yanında olduysam bundan sonra da yine aynı şekilde omuz omuza yanınızda olmaya devame deceğim. Faşizim değil insanlığın ortak değerleri kazanacak. Cumhuriyet Halk Partisi kazanacak. Öncesinde hiçbir siyasi gücü olmayan, arkasında kimse olmayan Ali Hıdır Uludağ sizin iradenizle sizin desteklerinizle Buca’da birinci oldu. Bu sizin eserinizdir arkadaşlar. CHP iktidara inanılmaz derecede yakın. O kadar mutluyum ki . Çünkü sizin gibi bir ailem var. Bu halk gerçeği gördü ve dediği Cumhuriyet Halk Partisi bizim için çözüm olacak dedi.'' diye konuştu.
Taş "Benim bu örgüte borcum var''
Konuşma yapan Buca İlçe Başkan Adayı Hacer Taş ''Salondan hangi sonuç çıkarsa çıksın yarın Buca örgütünün yine el ele, kol kola olacağını vurguladı. Taş, “Herkese canı gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Hem kırmızı hem de mavi atkılı kardeşlerim, Hacer Taş, 7 yaşında yemiş fabrikasında işçilik yapmaya başlamış bir işçi kızı işçidir. Hacer Taş, barikatların arkasında gözaltına alınan; şiddet gören, işkence gören bir emekçidir. Hacer Taş, açlık grevlerine, Ankara’ya yürüyüşüne gitmiştir. Hacer Taş, gözaltına alınmış, savunan ise Ali Hıdır arkadaşımdır. Asla yalnız yürümeyeceğim asla, asla. Hacer Taş, verdiği emek mücadelesinde, aldığı yaralardan berelerden ve gördüğü yaralardan dolayı çocuk sahibi olamamış ama yüzlerce istismara uğramış çocuğa yol göstermiş, destek olmuştur. Hacer Taş, hayat mücadelesinde bir çocuk sahibi olamamış. Akşam eve geldiğinde keşke benim için şu kadar bir şey yapsaydın diyen bir çocuk özlemi ile yaşamıştır.
Partide yer alan tüm çocukların ablası, annesi olarak kendini avutmuştur. Dershaneye gidememiş;
dershanedeki çocuklar çay servisi yapmış, sandviç satmıştır. Hepimiz hayat mücadelesinin madalyasını göğsümüzde taşıyoruz. Bir buçuk yıldır il sekreteriyim; İstanbul seçimlerinde seçime gidemedim çünkü burada İstanbullu öğrencilere otobüs ayarlayan, oy kullanmalarını sağlayan kişidir. Çeşmede gece kulüplerinde çalışan İstanbulluları bulup onları İstanbul’a oy kullanmaya gönderen kişidir. İşçi kızı işçidir bununla da onur guru duyar. Bugün bu seçimin sonucu ne olursa olsun bir yıl önce kaybettiğim işçi babama armağan edeceğim. Hak, hukuk adalet diyerek Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu, öncülüğünde yürüyenlere selam olsun. Selam olsun Faşist iktidar karşısında direnlere darağacına gözünü kırpmadan yürüyen Denizlere selam olsun. Selam olsun 7 düvele başkaldıran Kara Fatmalara, Gördesli Makbulelere selam olsun. Selam olsun ya istiklal ya ölüm diyen Mustafa Kemal ve askerlerine. Kurtuluşun ve kuruluşun dev çınarı CHP’nin dev örgütüne selam olsun. Günlerdir burada sizin karşınızda yapacağım konuşmayı düşünüyorum.Bu durum beni hem heyecanlandırıyor hem de endişelendiriyor. Bugün gördüm ki hala bir arada olmayı başaramıyoruz. Oysa zafer kazanan ordular kendi içinde savaşmayanlardır. Yol yürüdüğüm, sloganlar attığım, soğukta yanı lokmayı paylaştığım siz kardeşlerimden, yoldaşlarımdan daha kıymetli, daha değerli ne olabilir ki. Ben devrimci olmaya aday biriyim 50 yaşındayım hala öyleyim. Çünkü çok bedeller ödendi, biz daha bunun neresindeyiz ki. Ben bugün burada bir makam koltuğuna oturmak koltuğuna oturmak hevesi ile çıkmadım yola. Benim, bizim bir kavgamız var, yereldeki iktidarı ulusala taşıma hedefimiz var. Bu ülkeye, Cumhuriyete, CHP’YE ve örgütümüze sevdamız ve borcumuz var. Benim alacağım yok bu örgüte borcum var borcum. Buca’mız İzmir’in kültür başkenti. Anadolu’nun dört bir yanından kopup gelmiş bizlerin. Kimsenin dinine, ne giydiğine, ne konuştuğuna bakmadan yaşadığı bir ilçe. CHP’ye 3 dönem Belediye Başkanlığını aday görmüş bir halkımız var. Bizim kavgamızı büyütme, ateşi yakma hedefimiz var. Bizler saralara biat etme, ihale kazanma yarışında değiliz. Bizler örgütü için savaşanlarız. Bizler ticaret için cemaat kurum dini sömürenleri, halkı kandırıp soyanları, yurtlarda çocuklarımız istismar eden şeytan soylarını, kadını ikinci sınıf görüp kadınları öldürenleri cesaretlendirenleri, Mustafa Kemal düşmanlarını bu topraklardan söküp atma yarışındayız. Pir Sultan Abdal’ın anlattığı zorbalık ülkemizde yaşanıyor; Demir’i demirle dövdüler biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla dövdüler biri aç biri toktu.
Artık insanımızı bir birine kırdıramayacak, açlık toklukla terbiye edemeyecek, bizi yolumuzdan döndüremeyecekler. Biz bu yolda korku bilmeden, tehdit edemeyecek, döndüremeyecekler. İsterseniz Pir Sultan Abdal’ın, Hacı Bektaş’ın öğretileri ile Mustafa Kemal’in yolunda giderek yeni bir kurtuluş yolu yazmaya ben hazırım. Bugün buradan bu kürsüden bu ateşe kor olmanızı istiyorum arkadaşlar, Buca’da yaşayan herkesin acısına, derdine ortak olup, derdine çare olmanızı istiyorum. Ben bugün kendimi sizlere emanet diyorum Ali Başkanım etti ben de sizin vicdanınıza emanet ediyorum, sahip çıkın arkadaşlar sahip çıkın. Sizlerin istekleri, başımın tacı olacak. Biz burada aslında iki rakip değiliz, daha iyi hizmeti nasıl veririz, partimizi Genel başkanımızın koyduğu hedeflere nasıl partimizi taşırız diyen iki yoldaşız. Ali Hıdır Uludağ, bu örgütün evladı, benim de kardeşim, buradan haykırıyorum; Kimsenin şüphesi olmasın ki bugün sonuç ne olursa olsun yarın daha güçlü ve birlik içinde olacağız. Şimdi zaman iktidar zamanıdır, bu yolda nefer olmaya, siper olmaya ben hazırım. Karar bugün sizlerindir” ifadelerini kullandı.
Halef-Selef arasında tansiyon yükseldiİlçe eski Başkanı Çağdaş Kaya ile mevcut Başkan Kasım Akdağ arasında gerginlik çıktı.
Oy kullanan delegelerin sandık alanından çıkması anons edilmesine rağmen Çağdaş Kaya alandan çıkmadı. Bunun üzerine Akdağ "sen ilçe başkanlığı yapmış insansın, biliyorsun çıkman gerekiyor" şekilde konuştu. Çağdaş Kaya ise, "Taraf ilçe başkanı çıkmıyor, bize çıkın diyor" diyerek sinirlendi. Tarafların arasında gerginlik yaşanması üzerine adaylar araya girdi ve sakinleştirirdi















