CHP delege seçimlerinde 8 Kasım - 1 Aralık tarihleri arasında yapılacak olan ilçe kongrelerindeki delegelerin belirlenmesi için sandıklar kurulacak.İLÇELER NABIZ YOKLUYOR
Metropol ilçeleri başta olmak üzere CHP örgütünde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. İlçe başkan adaylığı için yarışacak olan partililer sahada çalışma yapıyor. Mevcut yöneticiler, milletvekilleri de kendilerine yakın isimlerin seçilmesi için sahada nabız yokluyor.SOYER VE NALBANTOĞLU’NUN DESTEK VERDİĞİ…
chp İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in adaylığına sıcak bakmadığı bilinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir eski İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu’nun da destek verdiği öğrenilen mavi liste bir deklarasyon yayınladı.İŞTE O DEKLARASYON
"Ülkemiz için, partimiz için, iktidarımız için…" başlığı ile yayınlanan deklarasyonda, “31 Mart 2019 seçimleri siyasal tarihimizin en önemli dönüm noktalarından bir olmuştur. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehir belediyelerinin CHP’ye geçmesi iktidarın 17 yıllık sarsılmaz sanılan sandık hakimiyetini yıkmıştır” denildi.
7 madde halinde yayınlanan mavi listede şu konular yer aldı:"1. Önümüzdeki kongrelerde partimizi iktidara taşıyacak nitelikli ve dinamik kadroların belirleneceği, bir fırsat olarak görülmelidir.
2. Kongreler siyasi misyonumuzun farkında olan ve genel başkanımızın oluşturmaya çalıştığı siyasi ittifakları güçlendirebilecek kadroların göreve gelebildiği kısa vadeli menfaat birlikteliklerin değil siyasal bilincin ve gelecek inşasının kurgulandığı bir süreç olarak görülmelidir. Genel Başkanımızın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2010 yılında başlattığı ve Adalet Yürüyüşü ile somutlaşan siyasi çıkışı bizi iktidara aday yapan en önemli harekettir. Genel Başkanımızın dili, üslubu, kucaklayıcı tarzı ve diyaloga açık yaklaşımı ile kurulan siyaset Millet ittifakı ile sonuçlanmıştır. Kongreler süreci genel başkanımızın kurduğu bu hattın en temel yapıları olmalıdır.
3. Kongreler, Atatürk aydınlatmasına inanan kararlı arkadaşlarımızla demokratik rekabet anlayışı içerisinde dili, heyecanı, umut dolu ve üretken bir parti örgütünün oluşturmayı başarmalıdır.
4. Büyük çöküş yaşayan iktidarın politikalarının ülkemize bir toplumsal proje ve olamayacağını halk nezdinde belirginleşmiştir. Laiklikten sosyal hukuk devletinden ve demokrasiden uzaklaşmanın halka ekonomik kriz yoksulluk ve baskı olarak geri döndüğü adaletsizlik ve yoksullukla mücadelenin demokratik bir cumhuriyetin varlığıyla mümkün olabileceği bir daha görülmüştür. Tüm bunların farkında olan kadrolar elini taşın altına koymalı, halkla bütünleşerek sorumluluk almalıdırlar.
5, İktidarın yarattığı toplumsal gerileme ve insani değerlerin hızla çöküşü hassasiyet uygulanarak tüm toplum kesimlerinin birlikte barış içerisinde ve özgürce yaşayabileceği bir ülkenin ancak laik ve demokratik bir cumhuriyetle mümkün olabileceğini ısrarla anlatarak siyaseten partimize uzak kitlelerinin ikna edebilecek bireyler göreve gelmelidir.
6. Topluma dayatılan işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik karşısında israf ekonomisiyle devletin tüm kaynaklarını tüketen ekonomik krizden bunalmış halka ağır vergiler yükleyen iktidarın ekonomik politikalarına karşı israftan uzak, kaynakları üretime yönlendiren ve ürettiğini adil bir şekilde paylaşana bir ekonomik modelle refah içerisinde bir yaşamı yeniden kurabilecek başta geleceği gasp edilen geçlerimizin de sürece dahil edip, tüm toplum kesimlerini inandırıcı bir dille ulaşmaya hazır özverili bireylere sorumluluk verilmelidir.
7. Belediye başkanlarımızın yerel başarılarının Türkiye modeline dönüşebileceği siyasal ve örgütsel zeminin oluşturabilecek kadrolar görev sorumluluk almalıdır."
Metropol ilçeleri başta olmak üzere CHP örgütünde büyük bir hareketlilik yaşanıyor. İlçe başkan adaylığı için yarışacak olan partililer sahada çalışma yapıyor. Mevcut yöneticiler, milletvekilleri de kendilerine yakın isimlerin seçilmesi için sahada nabız yokluyor.SOYER VE NALBANTOĞLU’NUN DESTEK VERDİĞİ…
chp İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’in adaylığına sıcak bakmadığı bilinen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir eski İl Başkanı Rıfat Nalbantoğlu, İzmir Büyükşehir Belediyesi CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu’nun da destek verdiği öğrenilen mavi liste bir deklarasyon yayınladı.İŞTE O DEKLARASYON
"Ülkemiz için, partimiz için, iktidarımız için…" başlığı ile yayınlanan deklarasyonda, “31 Mart 2019 seçimleri siyasal tarihimizin en önemli dönüm noktalarından bir olmuştur. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehir belediyelerinin CHP’ye geçmesi iktidarın 17 yıllık sarsılmaz sanılan sandık hakimiyetini yıkmıştır” denildi.
7 madde halinde yayınlanan mavi listede şu konular yer aldı:"1. Önümüzdeki kongrelerde partimizi iktidara taşıyacak nitelikli ve dinamik kadroların belirleneceği, bir fırsat olarak görülmelidir.2. Kongreler siyasi misyonumuzun farkında olan ve genel başkanımızın oluşturmaya çalıştığı siyasi ittifakları güçlendirebilecek kadroların göreve gelebildiği kısa vadeli menfaat birlikteliklerin değil siyasal bilincin ve gelecek inşasının kurgulandığı bir süreç olarak görülmelidir. Genel Başkanımızın Kemal Kılıçdaroğlu’nun 2010 yılında başlattığı ve Adalet Yürüyüşü ile somutlaşan siyasi çıkışı bizi iktidara aday yapan en önemli harekettir. Genel Başkanımızın dili, üslubu, kucaklayıcı tarzı ve diyaloga açık yaklaşımı ile kurulan siyaset Millet ittifakı ile sonuçlanmıştır. Kongreler süreci genel başkanımızın kurduğu bu hattın en temel yapıları olmalıdır.
3. Kongreler, Atatürk aydınlatmasına inanan kararlı arkadaşlarımızla demokratik rekabet anlayışı içerisinde dili, heyecanı, umut dolu ve üretken bir parti örgütünün oluşturmayı başarmalıdır.
4. Büyük çöküş yaşayan iktidarın politikalarının ülkemize bir toplumsal proje ve olamayacağını halk nezdinde belirginleşmiştir. Laiklikten sosyal hukuk devletinden ve demokrasiden uzaklaşmanın halka ekonomik kriz yoksulluk ve baskı olarak geri döndüğü adaletsizlik ve yoksullukla mücadelenin demokratik bir cumhuriyetin varlığıyla mümkün olabileceği bir daha görülmüştür. Tüm bunların farkında olan kadrolar elini taşın altına koymalı, halkla bütünleşerek sorumluluk almalıdırlar.
5, İktidarın yarattığı toplumsal gerileme ve insani değerlerin hızla çöküşü hassasiyet uygulanarak tüm toplum kesimlerinin birlikte barış içerisinde ve özgürce yaşayabileceği bir ülkenin ancak laik ve demokratik bir cumhuriyetle mümkün olabileceğini ısrarla anlatarak siyaseten partimize uzak kitlelerinin ikna edebilecek bireyler göreve gelmelidir.
6. Topluma dayatılan işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik karşısında israf ekonomisiyle devletin tüm kaynaklarını tüketen ekonomik krizden bunalmış halka ağır vergiler yükleyen iktidarın ekonomik politikalarına karşı israftan uzak, kaynakları üretime yönlendiren ve ürettiğini adil bir şekilde paylaşana bir ekonomik modelle refah içerisinde bir yaşamı yeniden kurabilecek başta geleceği gasp edilen geçlerimizin de sürece dahil edip, tüm toplum kesimlerini inandırıcı bir dille ulaşmaya hazır özverili bireylere sorumluluk verilmelidir.
7. Belediye başkanlarımızın yerel başarılarının Türkiye modeline dönüşebileceği siyasal ve örgütsel zeminin oluşturabilecek kadrolar görev sorumluluk almalıdır."













