Oktay Güçtekin / Karşıyaka Belediyesi Ağustos ayı olağan meclisinin ikinci oturumunda ilginç anlar yaşandı. Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın başkanlığında gerçekleştirilen oturum Mavişehir’de gerçekleştirilen TOKİ satışına tepki çekmek için rekreasyon alanında gerçekleştirildi. Meclis üyeleri tarafından yoğun bir katılımın gerçekleştirildi oturuma İstanbul Sözleşmesi ve TOKİ satışları damga vurdu. Meclisin açılış konuşmasını gerçekleştiren Karşıya Belediye Başkanı Cemil Tugay halka ait olanın halka geri verilmesi gerektiğini söyledi. CHP'li birçok ismin söz alarak itirazlarını yükselttiği oturumda hiçbir AKP'li ismin söz almaması dikkatlerden kaçmadı.
“Davamız sürüyor”
Meclisin açılışında konuşma yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, TOKİ’nin satışlarına tepki göstererek satışların karşısında olduklarını söyledi. Tugay; “Bugün toplantının bu alanda yapılmasıyla ilgili vermek istediğimiz bir mesaj var. Şuan bulunduğumuz alan bir tarafında rekreasyon diğer tarafında ise spor alanı bulunan bir alan. Bu alanlar TOKİ tarafından satıldı. Satın alanları ise henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Halka ait alanların özel kişilere satılmasının doğru olmadığını söylüyoruz. Bu alan için dava açtık ve bu dava sürüyor. İleriki süreçte bir değişikliğe karşı yerel idare olarak karşı görüşümüzü dile getiriyoruz. Bu yarım adanın bitişikteki bir kısmında belediyeye ait bir kısım var ve orada bir bilgilendirme çadırı kuruldu” diye konuştu.
Başkan Tugay’dan sonra söz alan CHP’li Yaşar Özcan ise tüm Karşıyakalılar için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Özcan “Rekreasyon ve spor alanlarını haksız ve hukuksuz bir biçimde satmasına dikkat çekmek ve Karşıyaka’nın malının Karşıyaka da kalması için buradayız. Tüm halkımız haklarına sahip çıkmak adına mücadeleye davet ediyoruz” diye konuştu.
Çağatay: “Yeşil sahip çıkalım”
CHP meclis üyesi Emine Çağatay ise eline aldığı bir avuç toprak ile betonlaşmaya hayır diye konuştu. Çağatay “Yeşile sahip çıkmak için betonlaşmaya hayır. Sellerin kıtlık getireceğine inanıyorum. Hep birlikte yeşile sahip çıkalım” dedi.
Aydın: “Bize dayatılmış bir sözleşme değildir”
İstanbul sözleşmesi ile ilgili konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyesi Murat Aydın ise sözleşmenin dış ülkeler tarafından dayatılan bir sözleşme olmadığını kendi isteğimiz ile dönemin iktidarı tarafından imzalandığını söyledi . Aydın “İstanbul sözleşmesi diyince istanblla ilgili bir şey anlaşılabilir ancak bu kadına şiddete aile içi şiddete karşı olan bir sözleşmedir. Bu sözleşme bize dışarının dayattığı bir sözleşme değildir. O dönemki iktidar tarafından imzalanan bir sözleşmedir. Kadına yönelik şiddet politik bir olaydır. Kadına yönelik şiddetle mücadele herkesin sorunudur. Şiddet öğrenilen bir olaydır ve tüm şiddetleri tetikler. İstanbul Sözleşmesine sadece tek bir bakış açısından bakarak değerlendirmek yanlıştır. Son dönemde görüyoruz ki TBMM başkanı da bu konudaki net tavrını ortaya koydu. Umarım ki bu sözleşme Türkiye’de uygulanmaya devam eder” diye konuştu.
“Burada bulunmamız manidardır”
CHP Meclis Üyesi Nilüfer Bakoğlu Aşık ise İstanbul Sözleşmesinin 23’üncü maddesine dikkat çekti. Bakoğlu “Bundan 11 yıl önce 46 ülkenin arasında bulunduğu çok anlamlı bir sözleşmedir. İstanbul Sözleşmesinin 23’üncü maddesinde kadına yönelik sığınma evlerinin yaygınlaşmasını öngörüyor. Aslında bu çok acıdır. Burada bulunmamızda manidardır. Maalesef Karşıyaka’da devletin elinde bulunan ve sadece sığınma evi olarak yer alan yer bugün özelleştirme idaresine devredildi. Bu alan maalesef ki satılacak. Bu bulunduğumuz alanlarda kamunun olması gerekirken satıldı. Biz sözleşmeleri imzalıyoruz ancak gerekeni yapmıyoruz. Kamuya ait olanın kamuda kalmasını istiyoruz. İmzaladığımız sözleşmelere uyulmasını istiyoruz” dedi.
Tugay: “Vicdanen meclis üyelerinin tamamı…”
Dilek ve temennide söz alanların tamamlanmasının ardından yeniden söz alan Başkan Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Meclis Üyelerinin tamamının vicdanen satışa karşı çıktığına inandığını söyledi. Tugay “Bu konu enine boyuna konuşuldu ve tüm meclis üyelerimiz buna vakıf. Ancak tarihe not düşmesi açısında seçilen Karşıyaka Belediyesi Meclis üyelerinin vicdanen tamamının halka ayrılmış kısımların özel kişilerin mülkiyetlerine yönelik tavrını net görüyorum. Umarım Allah yardım eder ve bir nevi zulüm olarak gördüğüm bu durum biter ve Karşıyakalı kazanır. Bu alanları haklın spor yapması ve yeşil alan olarak kullanmaları için koruyabiliriz” diye konuştu.
“Davamız sürüyor”
Meclisin açılışında konuşma yapan Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay, TOKİ’nin satışlarına tepki göstererek satışların karşısında olduklarını söyledi. Tugay; “Bugün toplantının bu alanda yapılmasıyla ilgili vermek istediğimiz bir mesaj var. Şuan bulunduğumuz alan bir tarafında rekreasyon diğer tarafında ise spor alanı bulunan bir alan. Bu alanlar TOKİ tarafından satıldı. Satın alanları ise henüz kim olduğunu bilmiyoruz. Halka ait alanların özel kişilere satılmasının doğru olmadığını söylüyoruz. Bu alan için dava açtık ve bu dava sürüyor. İleriki süreçte bir değişikliğe karşı yerel idare olarak karşı görüşümüzü dile getiriyoruz. Bu yarım adanın bitişikteki bir kısmında belediyeye ait bir kısım var ve orada bir bilgilendirme çadırı kuruldu” diye konuştu.
Başkan Tugay’dan sonra söz alan CHP’li Yaşar Özcan ise tüm Karşıyakalılar için mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi. Özcan “Rekreasyon ve spor alanlarını haksız ve hukuksuz bir biçimde satmasına dikkat çekmek ve Karşıyaka’nın malının Karşıyaka da kalması için buradayız. Tüm halkımız haklarına sahip çıkmak adına mücadeleye davet ediyoruz” diye konuştu.
Çağatay: “Yeşil sahip çıkalım”
CHP meclis üyesi Emine Çağatay ise eline aldığı bir avuç toprak ile betonlaşmaya hayır diye konuştu. Çağatay “Yeşile sahip çıkmak için betonlaşmaya hayır. Sellerin kıtlık getireceğine inanıyorum. Hep birlikte yeşile sahip çıkalım” dedi.
Aydın: “Bize dayatılmış bir sözleşme değildir”
İstanbul sözleşmesi ile ilgili konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Üyesi Murat Aydın ise sözleşmenin dış ülkeler tarafından dayatılan bir sözleşme olmadığını kendi isteğimiz ile dönemin iktidarı tarafından imzalandığını söyledi . Aydın “İstanbul sözleşmesi diyince istanblla ilgili bir şey anlaşılabilir ancak bu kadına şiddete aile içi şiddete karşı olan bir sözleşmedir. Bu sözleşme bize dışarının dayattığı bir sözleşme değildir. O dönemki iktidar tarafından imzalanan bir sözleşmedir. Kadına yönelik şiddet politik bir olaydır. Kadına yönelik şiddetle mücadele herkesin sorunudur. Şiddet öğrenilen bir olaydır ve tüm şiddetleri tetikler. İstanbul Sözleşmesine sadece tek bir bakış açısından bakarak değerlendirmek yanlıştır. Son dönemde görüyoruz ki TBMM başkanı da bu konudaki net tavrını ortaya koydu. Umarım ki bu sözleşme Türkiye’de uygulanmaya devam eder” diye konuştu.
“Burada bulunmamız manidardır”
CHP Meclis Üyesi Nilüfer Bakoğlu Aşık ise İstanbul Sözleşmesinin 23’üncü maddesine dikkat çekti. Bakoğlu “Bundan 11 yıl önce 46 ülkenin arasında bulunduğu çok anlamlı bir sözleşmedir. İstanbul Sözleşmesinin 23’üncü maddesinde kadına yönelik sığınma evlerinin yaygınlaşmasını öngörüyor. Aslında bu çok acıdır. Burada bulunmamızda manidardır. Maalesef Karşıyaka’da devletin elinde bulunan ve sadece sığınma evi olarak yer alan yer bugün özelleştirme idaresine devredildi. Bu alan maalesef ki satılacak. Bu bulunduğumuz alanlarda kamunun olması gerekirken satıldı. Biz sözleşmeleri imzalıyoruz ancak gerekeni yapmıyoruz. Kamuya ait olanın kamuda kalmasını istiyoruz. İmzaladığımız sözleşmelere uyulmasını istiyoruz” dedi.
Tugay: “Vicdanen meclis üyelerinin tamamı…”
Dilek ve temennide söz alanların tamamlanmasının ardından yeniden söz alan Başkan Cemil Tugay Karşıyaka Belediye Meclis Üyelerinin tamamının vicdanen satışa karşı çıktığına inandığını söyledi. Tugay “Bu konu enine boyuna konuşuldu ve tüm meclis üyelerimiz buna vakıf. Ancak tarihe not düşmesi açısında seçilen Karşıyaka Belediyesi Meclis üyelerinin vicdanen tamamının halka ayrılmış kısımların özel kişilerin mülkiyetlerine yönelik tavrını net görüyorum. Umarım Allah yardım eder ve bir nevi zulüm olarak gördüğüm bu durum biter ve Karşıyakalı kazanır. Bu alanları haklın spor yapması ve yeşil alan olarak kullanmaları için koruyabiliriz” diye konuştu.












