"Genel bulgular: 1. aşıdan en az 28 gün sonra bağışıklık yüzdesi yüzde 25.3 (Yüzde 95 GA: 22.5 - 28.1), 2. aşıdan en az 28 gün sonra Nötralizan (Kantitatif) testi bağışıklığı yüzde 97.92 (Yüzde 95 GA: 96.91 - 98.93) 2. aşıdan en az 28 gün sonra Nötralizan (Kalitatif) testi bağışıklığı yüzde 97.79 (yüzde 95 GA: 96.75 - 98.23) olarak belirlendi."
'Türkiye'deki ilk kapsamlı çalışmalardan biri'Manisa CBÜ Tıp Fakültesi Tıbbı Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sinem Akçalı, "Biz bu araştırmamızda 'Çin aşısı' olarak bilinen inaktif Kovid-19 aşısının antikor oluşturma yetkinliğini değerlendirmeyi amaçladık. Bir diğer amacımız da sağlık çalışanlarında aşının oluşturduğu antikor düzeylerinin ne kadar süreyle devam ettirdiğini takip etmeyi planladık. Bu nedenle aşı antikor düzeylerini araştırmak için bize sayısal olarak değer verebilecek kitleri tercih ettik. Sağlık çalışanlarından toplanan kanlardan araştırmamızı yaptık. Ancak bu saptayacağımız antikorların aynı zamanda nötralizan antikor denilen ve kişileri Kovid-19 ile hastalanmaktan koruyacak virüsün hücreye girişini engelleyen antikorlar olup olmadığını görmek için de bir diğer nötralizasyon testi dediğimiz bir başka testle de aşılanmış bireylerden toplanan kanları çalıştık. Daha sonra her iki test sonuçlarını bulduğumuz değerler üzerinden değerlendirdik. Bu çalışma Türkiye'de sonuçları açıklanan ilk kapsamlı çalışmalardan biri olarak kayıtlara geçti" diye konuştu.'Birinci dozdan sonra yeterli antikor oluşmuyor'Manisa CBÜ Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Şebnem Şenol Akar, "Çalışmamıza başlangıçta bin 53 kişi daha önce hastalığı geçirmemiş ve antikoru negatif olan sağlık çalışanları katıldı. Bin 53 kişinin öncelikle hastalığı geçirmediği yaptığımız antikor testleriyle kanıtlamış olduk. Birinci aşının ardından ikinci aşıdan önce bir kan aldık. Bu kan alımında antikor düzeylerini saptadık. İkinci aşıdan en az 28 gün sonra ikinci kanlarımızı topladık. Bu durumda birinci aşıdan sonra 900'ün üzerindeki sağlık çalışanında, ikinci aşıdan 28 gün sonra da 771 sağlık çalışanında kanlarımızı topladık. Çalışmanın sonucunda gördüğümüz önemli durumlardan bir tanesi nötrolizan antikor ve titreyle baktığımız antikor sonuçlarının uyumlu olmasıydı. Birinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı yüzde 25'te kaldı. İkinci aşıdan sonra antikor geliştirme oranı yüzde 97'nin de üzerine çıktı. Bu da demek oluyor ki birinci aşıdan sonra yeterli bağışıklık oluşmamakta, ikinci aşıdan sonra toplumun büyük bir kısmında bağışıklığı oluşturmuş durumdayız’’ dedi.'Kadınlarda antikor üretme oranı daha yüksek'Akar, antikor üretiminde cinsiyete göre de farklılıklar tespit ettiklerini belirterek, şöyle konuştu:
"Antikor geliştirme oranı her iki cinsiyette de yeterli ve anlamlı bir düzeyde olmakla birlikte kadınlarda bir miktar daha yüksek antikor düzeyi saptadığımız doğrudur. Erkeklerde yüzde 97, kadınlarda yüzde 99 oranında bir antikor geliştirme oranı söz konusuydu. Bu oranı bir miktar cinsiyetle farklılık gösterebilir. Bunun kesinlikle cinsiyetle ilişkili olup olmadığını istatiksel alt değerlendirmeler sonuçlandığında söylemek daha doğru olacaktır. Burada vurgulamamız gereken şey bir doz aşının asla yeterli olmayacağı, muhakkak ikinci dozun olunması gerektiği, koruyuculuğun bu şekilde oluşabileceğini söylememiz çok önemli."
'Yan etkiler son derece az'Aşının yan etkileri üzerinde de çalışma yaptıklarını ifade eden Akar, "Hastalığı geçirmektense aşılı olmak çok daha güvenli. Tereddütleri azaltmak amacıyla biz bu çalışmamızda yan etkileri de yakından takip ettik. Yan etkilerin son derece az olduğunu gözlemledik. Özellikle yüzde 25'in altında sadece aşı yerinde ağrı gibi ya da baş ağrısı gibi çok az yan etkiler görüldüğünü gözlemledik. Yüzde 1'in altında hastaneye başvurmayı gerektirecek ciddiyette yan etkiler olduğunu gözlemledik. Bu da aşının son derece güvenli olduğunu gösteren önemli bir kanıt" ifadelerini kullandı.

















