Rapora göre; "Bazı ağır hasar almış binaların incelenmesi ve alınan numunelerin deneye tabi tutulması sonucu hazırlanan Rapor, zemin yapısının yanı sıra binalarda ciddi mühendislik ve uygulama zafiyetleri ile birlikte düşük kalitede beton ve standartlara uymayan donatı çeliği kullanımının İzmir Depremi’nde yıkıma neden olduğunu ortaya koydu.30 Ekim 2020 Cuma günü, saat 14.51'de Ege Denizi Seferihisar açıklarında 6,6 Mw büyüklüğünde deprem meydana gelmiştir. T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) 15 Kasım’da açıkladığı Sağlık Afet Koordinasyon Merkezi (SAKOM) verilerine göre İzmir Depremi’nde 116 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Yaralanan 1.034 vatandaşımızdan 1.021’i taburcu edilirken 8 vatandaşımızın tedavisi devam etmektedir. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılan hasar tespit çalışmaları sonucunda İzmir depreminde yıkılan bina sayısı 17; acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık bina sayısı 506; orta hasarlı bina sayısı 511; az hasarlı bina sayısı 5.119, hasarsız bina sayısı 103.785 adet olarak açıklanmıştır.Türkiye Hazır Beton Birliği tarafından İzmir’de hasar görmüş yapıları incelemek üzere, arama kurtarma çalışmalarının tamamlanmasından sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün daveti ile uzmanlardan oluşan bir ekip gönderilmiştir.Ekip bir yandan ağır hasarlı bazı yapılarda testler yapmış, diğer yandan da yapı denetim hizmeti görmüş bazı hafif hasarlı olarak raporlanan binalarda bakanlık heyetiyle birlikte incelemelerde bulunmuştur.İzmir’in Bayraklı, Karşıyaka, Buca, Çiğli, Karabağlar ve Gaziemir ilçelerinde ağır hasarlı binalar incelenmiş ve bu binaların bazılarının betonlarından karot örnekleri alınmış, ayrıca tahribatsız yöntemlerle de incelemeler yapılmıştır. Alınan beton karot numuneleri üzerinde, basınç dayanım deneyi yapılarak beton kalitesi belirlenmiştir."Türkiye Hazır Beton Birliği'nin önerileri;Yapı stokumuz acilen gözden geçirilmeli ve depreme dayanıklı hâle getirilmeliTürkiye’de 20 milyonun üzerinde konut bulunmaktadır. Bunların yüzde 35’i (yaklaşık 6,7 milyon konut) maalesef depreme dayanıksızdır. Bu doğrultuda, ülkemizin mevcut yapı stoku envanterinin detaylı bir şekilde çıkartılması ve bütün yapıların risk potansiyelinin ortaya konulması kritik öneme sahiptir. Bu kapsamda, ilk etapta hızlı tarama ile tespit edilen yüksek riskli yapılar acilen yenilenmelidir. Diğer riskli yapıların performansı daha detaylı analizlerle değerlendirilerek alınacak tedbirler belirlenmelidir.
İnşaat sürecindeki bütün kurallara eksiksiz uyulmalıYapıların depreme dayanıklı olması için inşaatların tasarım ve yapım zincirinde bulunan aşağıdaki kuralların hepsine eksiksiz uyulması gerekmektedir:
İnşaat sürecindeki bütün kurallara eksiksiz uyulmalıYapıların depreme dayanıklı olması için inşaatların tasarım ve yapım zincirinde bulunan aşağıdaki kuralların hepsine eksiksiz uyulması gerekmektedir:
- Zemin incelemesi,
- Doğru projelendirme,
- Kaliteli malzeme,
- Doğru uygulama,
- Denetim















