Buca Belediyesi’nde çalışan 1700 emekçi, ödenmeyen maaş alacaklarının bir kısmı nedeniyle İş Kanunu’nun 34. maddesinden doğan “işten kaçınma hakkı”nı kullandı. 8 günü süren eylem, özellikle temizlik hizmetlerinde ciddi aksamalara neden oldu. Bu da konudan bağımsız olan bir diğer taraf olan Buca halkının sağlığını tehdit eden boyuta getirildi.
Merkezi iktidarın CHP’li belediyeler üzerindeki baskısının en açık örneği Buca’da yaşanıyor. İşçiler, yaklaşık 1,5 aydır ödemelerindeki sıkıntılar için iş bıraktı.
Bu süreçte dikkat çeken kişi ise Buca Belediye Başkanı Görkem Duman. Göreve geldiği günden bu yana emekten yana tavrıyla tanınan, halkın arasında olmaya özen gösteren Başkan Duman, çalışanların yanında yer alıyor. Belediye merdivenlerinde işçilerin yanına oturup onları dinliyor, sorunları anladığını ve çözüm için çalıştığını ifade ediyor. Mali sıkıntıları açıkça paylaşan Duman, geçmiş dönemden kalan SGK borçları ile İller Bankası’ndan gelen ödenek kesintileri nedeniyle zor durumda olduklarını, buna rağmen önceliğin personel maaşlarının olduğunu belirterek bir ödeme takvimi oluşturduklarını söylüyor. Ayrıca, yasal haklarını kullanan hiçbir işçiye mobbing uygulanmayacağının altını çiziyor. Bu bilgileri defalarca sendika temsilcileriyle paylaşıyor.
Bu açıklamalar ve yaklaşım sonrası pek çok çalışan tatmin oluyor, eylemin amacına ulaştığını düşünerek işlerine dönmeye hazırlanıyor. Ancak tam bu noktada yeni bir kriz doğuyor. Sendika temsilcileri işçileri manipüle ederek, çalışanlara kısa mesaj göndererek “hiçbir kazanım elde edilmediği” algısıyla eyleme devam edilmesini istiyor.

İlçede çöp dağları oluşmuşken, halk sağlığı riski yükselmişken ve Belediye Başkanı ödeme sözü vermişken bu ısrar neden?
Bu eylem neden o anda bitirilmedi.
Bu eylemin kimseye bir yararı olmadığı açık. Çünkü belediyenin kasası kesintiler nedeniyle boş. Bir ödeme takvimi hazırlanmış, öncelik personele verilmiş. Eylemin devam etmesi için sendika temsilcisinin AKP yandaşı kanallara çıkıp ağlayarak açıklama yapması normal miydi?
Sonunda ne mi oluyor? Başkan Duman’ın işçilere eylemin ilk günü açıkladığı ödeme takvimi sendika temsilcileri tarafından kabul ediliyor ama ne zaman? 8 günün sonunda… İlçedeki çöp dağları görüntüleri yeteri kadar yandaş kanallarda yayınlandıktan sonra…
İşte şimdi Buca sokaklarında yankılanan sorular başlıyor:
Bu süreci yakından takip ettim. Bucalılarla ve ilçenin önde gelen isimleriyle görüştüm, gözlemledim. Sürece yönelik çok sayıda kafa karıştırıcı, düşündürücü çok sayıda soru ile karşılaştım.
En dikkat çekeni ise şu: “Sendika temsilcileri, işçilerin haklarını savunmak için değil, Başkan Duman’ın yükselen kamuoyundaki imajını zedelemek için mi bu eylemi sürdürüldü?”
Ve bir başka çarpıcı iddia: “Bazı sendika temsilcileri, Buca'daki muhalif partilerden ve parti içi muhalefetten maddi destek mi aldı? Bugünlerde sokakta en çok konuşulan mesele bu.
Özellikle bir dönem başkanlık yapmış, ‘siyaseten bitmiş’ bir ismin sendika temsilcilerine açıktan ödeme yaptığını anlatanlar hiç de az değil.
Çalışmak isteyen personele baskı yapıldı mı?
Bireysel olarak işten kaçınma hakkını kullanan işçiler tarafından çalışmak isteyenlerin tehdit edildiği de iddialar arasında. Başkan Duman bu konuda net: Çalışmak isteyenlere baskı kabul edilemez, tehdit edenler belediye bünyesinde yer almayacak.
Çalışan personele iş bırakmaları için baskı yapan çalışanların tespit edilmesiyle o personellerin şirket bünyesine devredildiği mesaj o kişilere gönderildi.
Sendika temsilcilerinin grev gibi gösterdiği bu süreçte, çöp kamyonlarının önüne kendini atan bazı temsilciler sessizliğe gömüldü. Görülen o ki, eylem sırasında manipülatif bilgilere kanan bazı işçiler pişmanlık duyuyor ve belediyenin ödeme takvimine güvenerek iş bırakma eylemini kendileri bitirdi. Giderek bu kişilerin
sayısı artınca sendika temsilcileri de mecbur kalarak eylemi bitirmek zorunda kaldı.
Peki Buca’da bu tabloyu kim ya da kimler istedi?
Bu eylemin gerçek amacı neydi? Gerçekten hak arayışı mıydı, yoksa siyasi bir operasyon muydu?
Bu sorulara net yanıtlar aranıyor. Başkan Görkem Duman’a yönelik bir siyasi hamle olduğunu düşünenlerin sayısı da az değil. Bu noktada, hem belediye yönetiminin maaş ödeme sürecini hızlandırması hem de çalışanların bu süreci akıl ve sağduyu ile değerlendirmesi gerekiyor.





